TÜİK’in 2025 evlenme ve boşanma istatistikleri, aile yapısındaki değişimi ortaya koyarken Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Erkan Tanyeri’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı evlenme ve boşanma verileri, toplum yapısındaki dönüşümü yeniden gündeme taşıdı. Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Erkan Tanyeri, açıklanan rakamların aile kurumunun geleceği açısından önemli mesajlar içerdiğini belirterek, ortaya çıkan tablonun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Evlilik Azaldı, Boşanmalar Arttı
Tanyeri, 2025 yılı verilerine göre evlenen çift sayısının 552 bin 237’ye gerilediğini, boşanan çift sayısının ise 193 bin 793’e yükseldiğini hatırlatarak özellikle evliliklerin ilk yıllarında ciddi kırılmalar yaşandığına dikkat çekti. Her üç evlilikten birinin ilk beş yıl içerisinde sona erdiğini vurgulayan Tanyeri, bu durumun yalnızca istatistiksel bir veri değil, aynı zamanda toplumsal yapı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.
Değişen Yaşam Anlayışı Etkili
Aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu ifade eden Tanyeri, günümüzde artan bireyselleşme eğilimleri, sosyal medya etkisi ve değişen yaşam beklentilerinin gençlerin evliliğe bakışını doğrudan etkilediğini belirtti. Ailenin nesiller arası değer aktarımında kritik rol üstlendiğini dile getiren Tanyeri, güçlü aile yapısının toplumsal dayanışmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu kaydetti.
Gençlere Evlilik Bilinci Vurgusu
Bölgesel farklılıklara da değinen Tanyeri, bazı Ege ve Akdeniz illerinde boşanma oranlarının daha yüksek seyrettiğini, geleneksel aile bağlarının güçlü olduğu bölgelerde ise evlilik oranlarının daha istikrarlı olduğunu ifade etti. Gençlere evliliğin sadece bir birliktelik değil; sorumluluk, sabır ve karşılıklı saygı temeline dayanan bir kurum olarak anlatılması gerektiğini vurguladı.
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesinin önemli bir farkındalık oluşturduğunu belirten Tanyeri, aile yapısının korunmasının yalnızca yasal düzenlemelerle değil, toplumsal bilinç ve kültürel değerlerin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını söyledi. Tanyeri, “Güçlü aile güçlü toplum demektir. Aileyi korumak, geleceğimizi korumaktır” ifadeleriyle değerlendirmesini tamamladı.
HABER MERKEZİ
Yorumlar