İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Afyonkarahisar’da düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısında hem eğitimdeki güvenlik zafiyetleri hem de ekonomi politikaları üzerinden iktidara yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Afyonkarahisar’da düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısında hem eğitimdeki güvenlik zafiyetleri hem de ekonomi politikaları üzerinden iktidara yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Zafer Meydanı’nda, Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Çömez, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan son olayları örnek göstererek sistemsel bir ihmal zinciri bulunduğunu öne sürdü.
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünü Kahramanmaraş’ta yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran saldırıya ayıran Çömez, olayın “göz göre göre gelen bir felaket” olduğunu savundu.
Çömez, Milli Eğitim Bakanlığı’na okul yönetimi tarafından güvenlik görevlisi talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin reddedildiğini iddia ederek şu ifadeleri kullandı:
“Okul yönetimi güvenlik görevlisi istedi, ‘hayır’ dediler. Aileler ‘parasını biz verelim, yeter ki bir görevli olsun’ dedi, buna da izin verilmedi. Okulun fiziki imkanları yetersiz bırakıldı, güçlendirme için ayrılması gereken kaynaklar da sağlanmadı.”
Olay günü yaşanan teknik aksaklıklara da değinen Çömez, elektrik kesintisi nedeniyle kamera sistemlerinin devre dışı kaldığını ve bu nedenle görüntü kayıtlarının bulunmadığını öne sürdü.
Saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen kişiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çömez, şüphelinin daha önce okul yönetimi tarafından bilinen bir risk profiline sahip olduğunu iddia etti.
Eski yönetimin öğrenciyi yakından takip ettiğini, ancak son dönemde yapılan kadro değişiklikleriyle birlikte bu takibin zayıfladığını savunan Çömez, “Tecrübeli kadro görevden alındı, yerine gelen ekip riskten habersizdi” ifadelerini kullandı.
Saldırganın babasına ait silahlarla okula geldiği ve güvenlik açığından faydalandığı yönündeki iddiaları da dile getiren Çömez, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek Meclis’te kurulacak komisyona işaret etti.
Konuşmasında ekonomi politikalarına da geniş yer ayıran Çömez, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i hedef alarak Türkiye’nin borç ve faiz yükünün ciddi şekilde arttığını iddia etti.
Mehmet Şimşek üzerinden yürüttüğü eleştirilerde Çömez, dış borcun 130 milyar dolardan 530 milyar dolar seviyesini aştığını, yıllık faiz ödemelerinin ise 65 milyar dolara ulaştığını öne sürdü.
Ayrıca büyük ölçekli kamu ihaleleri ve vergi indirimleri üzerinden de eleştirilerde bulunan Çömez, üretici kesimin finansmana erişimde zorlandığını, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise maliyet baskısı altında faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çektiğini savundu.
Konuşmasının bu bölümünde Çömez, esnaf ve sanayicilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek üretimden kopuş riskine işaret etti. Artan maliyetler nedeniyle bazı işletmelerin üretimi yurt dışına kaydırdığını iddia eden Çömez, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını ileri sürdü.
Siyasi gündemde yer alan “çözüm süreci” tartışmalarına da değinen Çömez, sert ifadelerle tepki gösterdi. İmralı üzerinden yürütüldüğü öne sürülen tartışmalara karşı çıkan Çömez, bu tür girişimlerin kabul edilemez olduğunu savundu.
Türkiye’nin kurucu değerlerine vurgu yapan Çömez, “Bu ülkenin kurucu iradesi bellidir” diyerek Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesine atıf yaptı ve farklı siyasi projelere karşı net bir duruş sergilediklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda Afyonkarahisar’daki yerel basının çalışmalarını da değerlendiren Çömez, sahadaki gazetecilerin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Yerel medyanın zor koşullara rağmen görevini sürdürdüğünü ifade eden Çömez, “Yerel basın demokrasinin en güçlü kalelerinden biridir” diyerek gazetecilere teşekkür etti.
Basın toplantısı, karşılıklı açıklamalar ve siyasi değerlendirmelerin ardından sona erdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Afyonkarahisar’da düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısında hem eğitimdeki güvenlik zafiyetleri hem de ekonomi politikaları üzerinden iktidara yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Zafer Meydanı’nda, Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Çömez, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan son olayları örnek göstererek sistemsel bir ihmal zinciri bulunduğunu öne sürdü.
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünü Kahramanmaraş’ta yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran saldırıya ayıran Çömez, olayın “göz göre göre gelen bir felaket” olduğunu savundu.
Çömez, Milli Eğitim Bakanlığı’na okul yönetimi tarafından güvenlik görevlisi talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin reddedildiğini iddia ederek şu ifadeleri kullandı:
“Okul yönetimi güvenlik görevlisi istedi, ‘hayır’ dediler. Aileler ‘parasını biz verelim, yeter ki bir görevli olsun’ dedi, buna da izin verilmedi. Okulun fiziki imkanları yetersiz bırakıldı, güçlendirme için ayrılması gereken kaynaklar da sağlanmadı.”
Olay günü yaşanan teknik aksaklıklara da değinen Çömez, elektrik kesintisi nedeniyle kamera sistemlerinin devre dışı kaldığını ve bu nedenle görüntü kayıtlarının bulunmadığını öne sürdü.
Saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen kişiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çömez, şüphelinin daha önce okul yönetimi tarafından bilinen bir risk profiline sahip olduğunu iddia etti.
Eski yönetimin öğrenciyi yakından takip ettiğini, ancak son dönemde yapılan kadro değişiklikleriyle birlikte bu takibin zayıfladığını savunan Çömez, “Tecrübeli kadro görevden alındı, yerine gelen ekip riskten habersizdi” ifadelerini kullandı.
Saldırganın babasına ait silahlarla okula geldiği ve güvenlik açığından faydalandığı yönündeki iddiaları da dile getiren Çömez, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek Meclis’te kurulacak komisyona işaret etti.
Konuşmasında ekonomi politikalarına da geniş yer ayıran Çömez, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i hedef alarak Türkiye’nin borç ve faiz yükünün ciddi şekilde arttığını iddia etti.
Mehmet Şimşek üzerinden yürüttüğü eleştirilerde Çömez, dış borcun 130 milyar dolardan 530 milyar dolar seviyesini aştığını, yıllık faiz ödemelerinin ise 65 milyar dolara ulaştığını öne sürdü.
Ayrıca büyük ölçekli kamu ihaleleri ve vergi indirimleri üzerinden de eleştirilerde bulunan Çömez, üretici kesimin finansmana erişimde zorlandığını, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise maliyet baskısı altında faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çektiğini savundu.
Konuşmasının bu bölümünde Çömez, esnaf ve sanayicilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek üretimden kopuş riskine işaret etti. Artan maliyetler nedeniyle bazı işletmelerin üretimi yurt dışına kaydırdığını iddia eden Çömez, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını ileri sürdü.
Siyasi gündemde yer alan “çözüm süreci” tartışmalarına da değinen Çömez, sert ifadelerle tepki gösterdi. İmralı üzerinden yürütüldüğü öne sürülen tartışmalara karşı çıkan Çömez, bu tür girişimlerin kabul edilemez olduğunu savundu.
Türkiye’nin kurucu değerlerine vurgu yapan Çömez, “Bu ülkenin kurucu iradesi bellidir” diyerek Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesine atıf yaptı ve farklı siyasi projelere karşı net bir duruş sergilediklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda Afyonkarahisar’daki yerel basının çalışmalarını da değerlendiren Çömez, sahadaki gazetecilerin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Yerel medyanın zor koşullara rağmen görevini sürdürdüğünü ifade eden Çömez, “Yerel basın demokrasinin en güçlü kalelerinden biridir” diyerek gazetecilere teşekkür etti.
Basın toplantısı, karşılıklı açıklamalar ve siyasi değerlendirmelerin ardından sona erdi.




Yorumlar