Marmara Denizi’nde İstanbul ve Tekirdağ açıklarında uzun yıllar sonra yeniden görülen “torik akını”, balıkçılık sektöründe dikkat çekici bir hareketlilik oluşturdu.
Yılbaşından bu yana 500 tonun üzerinde torik avlandığı, bu avın balıkçılara yaklaşık 250 milyon lira gelir sağladığı değerlendiriliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığından edinilen bilgilere göre, 2026 yılına Marmara’da yaşanan yoğun avcılık hareketliliğiyle girildi. Son günlerde bölgede torik sürülerinin görülmesi, hem balıkçılar hem de sektör temsilcileri tarafından “uzun yıllar sonra yeniden yaşanan büyük bir dönüş” olarak yorumlandı.
Palamutun bir üst boyu olarak bilinen ve her biri 3 kilogramın üzerinde ağırlığa sahip toriklerin yüksek miktarlarda avlandığı bildirildi. Balıkçılar, uzun yıllardır bu büyüklükte ve bu yoğunlukta torik sürülerine rastlamadıklarını belirterek, Marmara’da yaşanan bu hareketliliğin alışılmışın dışında olduğunu ifade ediyor.
Edinilen bilgilere göre, 30-40 yıldır bu ölçekte bir torik akınıyla karşılaşılmadığı, benzer görüntülerin daha çok tarihi İstanbul fotoğraflarında yer aldığı aktarılıyor. Yılbaşından bu yana avlanan torik miktarının 500 tonu aştığı, balıkçıların bu süreçte yaklaşık 250 milyon lira gelir elde ettiği değerlendiriliyor.

Torik avcılığının yanı sıra orkinos, uskumru ve kırlangıç gibi türlerin de yeniden Marmara Denizi’nde av vermeye başlaması, bölgedeki sucul yaşam açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu durumun Marmara’daki biyoçeşitliliğin canlanmasına yönelik önemli bir işaret olabileceğine dikkat çekiyor.
Öte yandan Türkiye genelinde su ürünleri üretiminde de yükseliş sürüyor. 2025 yılında avcılık ve yetiştiricilik dahil toplam üretimin 1 milyon tonu aşarak rekor kırdığı, hamsi avcılığının ise 245 bin ton seviyesine ulaştığı bildirildi. Su ürünleri ihracatının da 2025’te 2,2 milyar doların üzerine çıkarak ülke ekonomisine önemli katkı sağladığı belirtildi.
Bölgede yaşanan hareketliliğin, etkin denetim mekanizmalarıyla koruma-kullanma dengesini gözeten ve üretim planlamasını esas alan balıkçılık politikalarının bir sonucu olabileceği ifade edildi. Bu yaklaşımın hem biyoçeşitliliğin korunmasına hem de sektörün ekonomik gücünün artmasına katkı sağladığı kaydedildi.
#Marmara
#Karadeniz
HABER MERKEZİ
Yorumlar