Afyonkarahisar denildiğinde akla ilk olarak termal turizm, kaymak, sucuk, lokum, mermer ve Millî Mücadele’nin izlerini taşıyan tarihî topraklar gelir. Bunların her biri şehrimizin vazgeçilmez değerleridir. Ancak değişen dünyada şehirlerin sadece geçmişleriyle değil, bugünkü üretimleri, organizasyonları ve geleceğe dönük hedefleriyle de anılması gerekiyor.
İşte Afyonkarahisar’da düzenlenen MotoFest, şehrimize bu noktada yeni ve güçlü bir kimlik kazandırıyor.
MotoFest’i yalnızca motosiklet yarışlarının yapıldığı, konserlerin düzenlendiği birkaç günlük bir eğlence olarak değerlendirmek büyük bir haksızlık olur. Çünkü bu organizasyon; spordan turizme, ekonomiden tanıtıma, gençlikten kültüre kadar birçok alanı doğrudan etkileyen büyük bir şehir projesidir.
Festival günlerinde Afyonkarahisar’ın havası değişiyor. Türkiye’nin farklı illerinden ve yurt dışından gelen ziyaretçiler şehre hareketlilik getiriyor. Oteller doluyor, restoranlar yoğunlaşıyor, taksiciler daha fazla yolcu taşıyor, akaryakıt istasyonları, marketler, kafeler ve yerel işletmeler daha fazla müşteri ağırlıyor.
Yani MotoFest’in kazancı yalnızca festival alanında kalmıyor. Şehrin tamamına yayılıyor.
Bir otel çalışanının daha fazla mesai yapması, bir lokantanın daha çok müşteriye hizmet vermesi, bir esnafın satışlarının artması ve bir taksicinin daha fazla yolcu taşıması bu organizasyonun ekonomik etkisinin bir parçasıdır.
Bu nedenle MotoFest’e yalnızca bir etkinlik harcaması gözüyle bakılmamalıdır. Doğru planlanan büyük organizasyonlar, şehirlerin tanıtımına ve ekonomisine yapılan uzun vadeli yatırımlardır.
Bugün şehirler de şirketler ve ülkeler gibi markalaşmak zorundadır. İnsanların bir şehri ziyaret etmesi, o şehirde yatırım yapması veya o şehrin ürünlerini tercih etmesi için güçlü bir şehir algısının oluşması gerekir.
MotoFest sayesinde Afyonkarahisar’ın adı ulusal ve uluslararası platformlarda duyuluyor. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen sporcular, yarış takımları, medya kuruluşları ve ziyaretçiler Afyonkarahisar’ı görüyor, tanıyor ve anlatıyor.
Bir sporcunun sosyal medya paylaşımı, bir televizyon kanalındaki yarış görüntüsü veya bir ziyaretçinin Afyonkarahisar’dan paylaştığı fotoğraf, şehrimiz için büyük bir tanıtım değeri taşıyor.
Ancak burada asıl önemli olan, bu ilgiyi şehrin diğer değerleriyle birleştirebilmektir.
Motor sporları için Afyonkarahisar’a gelen bir ziyaretçi sadece yarışları izleyip dönmemelidir. Afyon Kalesi’ni görmeli, Kocatepe’yi ziyaret etmeli, Frig Vadisi’ni gezmeli, termal tesislerden yararlanmalı ve şehrin zengin mutfağını tanımalıdır.
Afyonkarahisar’a yarış için gelen bir kişi şehirden ayrılırken kaymağımızı, sucuğumuzu, lokumumuzu, tarihî değerlerimizi ve misafirperverliğimizi anlatıyorsa gerçek tanıtım başarısı sağlanmış demektir.
MotoFest’in Türkiye açısından önemi de göz ardı edilmemelidir.
Dünya çapında bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmak ciddi bir hazırlık ve organizasyon kabiliyeti gerektirir. Güvenlikten ulaşıma, sağlık hizmetlerinden yayın altyapısına, pist hazırlığından konaklamaya kadar birçok kurumun uyum içinde çalışması gerekir.
Afyonkarahisar’ın bu ölçekte bir organizasyonu başarıyla gerçekleştirmesi, yalnızca şehrimizin değil Türkiye’nin de uluslararası spor organizasyonlarındaki gücünü göstermektedir.
Türkiye, yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle değil, spor turizmiyle de öne çıkabilecek büyük bir potansiyele sahiptir. Motor sporları da bu çeşitliliğin önemli bir parçasıdır.
MotoFest ve Dünya Motokros Şampiyonası, Türkiye’nin farklı alanlarda büyük organizasyonlar gerçekleştirebileceğini dünyaya gösteren önemli bir vitrindir.
Bu organizasyonun gençler açısından da ayrı bir değeri vardır.
Büyük etkinliklerin çoğu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde düzenleniyor. Anadolu şehirlerindeki gençler ise çoğu zaman bu organizasyonlara ulaşmakta zorlanıyor.
MotoFest sayesinde Afyonkarahisarlı gençler, kendi şehirlerinde dünya çapındaki sporcuları ve organizasyonları görme imkânı buluyor. Bunun yanında organizasyonda görev alan gençler iletişim, medya, güvenlik, teknik hizmetler, gönüllülük ve etkinlik yönetimi gibi birçok alanda deneyim kazanıyor.
Bir genç MotoFest’i izledikten sonra motor sporlarına ilgi duyabilir. Bir başkası fotoğrafçılığa, spor haberciliğine veya organizasyon yönetimine yönelebilir. Büyük etkinliklerin gençlere kazandırdığı ufuk küçümsenmemelidir.
Fakat MotoFest’in etkisi birkaç günle sınırlı kalmamalıdır.
Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi yıl boyunca yaşayan bir merkez hâline getirilmelidir. Burada güvenli sürüş eğitimleri, gençlik kampları, amatör yarışlar, sporcu yetiştirme programları, otomotiv ve motosiklet fuarları düzenlenebilir.
Festivalin oluşturduğu heyecan on iki aya yayılmalıdır.
Yerel esnafın organizasyonun merkezinde bulunması da son derece önemlidir. Festival alanında Afyonkarahisar’ın yerel ürünlerine, kadın kooperatiflerine, küçük işletmelere, üreticilere ve sanatkârlara daha fazla yer verilmelidir.
Afyonkarahisar’ın sucuğu, kaymağı, lokumu, haşhaşlı ürünleri ve el sanatları bu organizasyon sayesinde binlerce kişiye tanıtılabilir.
Şehrin ekonomik kazancı yalnızca büyük firmalarla sınırlı kalmamalıdır. Mahalledeki bakkal, küçük otel, lokanta, taksici, minibüsçü ve yerel üretici de bu hareketlilikten payını almalıdır.
Elbette büyük organizasyonların eksikleri de olabilir.
Trafik yoğunluğu, otopark sorunu, konaklama fiyatları, çevre temizliği, toplu taşıma, gürültü ve güvenlik gibi konular dikkatle planlanmalıdır. Şehirde yaşayan vatandaşların günlük hayatının mümkün olduğunca az etkilenmesi gerekir.
Festival alanında yeterli sağlık ekibi, güvenlik görevlisi, temizlik personeli ve ulaşım imkânı bulundurulmalıdır. Engelli vatandaşların rahatça kullanabileceği alanlar oluşturulmalı, geri dönüşüm noktaları artırılmalı ve çevre hassasiyeti ön planda tutulmalıdır.
Bir organizasyonu desteklemek, eksiklerini görmezden gelmek anlamına gelmez. Tam tersine, eksikleri açıkça konuşmak o organizasyonun daha güçlü hâle gelmesini sağlar.
MotoFest sonrasında katılımcı sayısı, şehir ekonomisine sağlanan katkı, ziyaretçilerin memnuniyeti ve yaşanan sorunlarla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Başarı yalnızca kalabalık görüntülerle değil, ölçülebilir sonuçlarla ortaya konulmalıdır.
Afyonkarahisar’ın hedefi yılda birkaç gün kalabalıklaşan bir şehir olmak değil, MotoFest’in oluşturduğu ilgiyi yıl boyunca değerlendiren bir merkez hâline gelmektir.
Festival için gelen ziyaretçilere termal tatil paketleri, gastronomi turları, tarih rotaları ve Frig Vadisi gezileri sunulabilir. Böylece yarış için gelen ziyaretçi şehirde daha uzun süre kalır ve Afyonkarahisar’ın farklı değerlerini keşfeder.
Bunun için belediye, valilik, üniversite, Türkiye Motosiklet Federasyonu, turizm işletmeleri, esnaf odaları ve sivil toplum kuruluşları ortak hareket etmelidir.
MotoFest artık Afyonkarahisar’ın önemli markalarından biridir. Böyle değerler kolay oluşmaz. Yılların emeği, büyük yatırımlar, kurumların iş birliği ve binlerce kişinin çalışmasıyla ortaya çıkar.
Bu nedenle MotoFest siyasi tartışmaların veya kurumlar arasındaki çekişmelerin gölgesinde bırakılmamalıdır. Kim görevde olursa olsun, şehrin ortak kazanımları korunmalı ve daha ileriye taşınmalıdır.
Organizasyonun arkasında büyük bir emek vardır. Güvenlik görevlilerinden sağlık çalışanlarına, temizlik personelinden gönüllülere, basın mensuplarından esnafa kadar herkes bu başarının bir parçasıdır.
MotoFest sırasında yükselen motor sesleri yalnızca bir yarışın heyecanını anlatmıyor.
O sesler, Afyonkarahisar’ın dünyaya açılma isteğini anlatıyor.
O sesler, gençlerin enerjisini, esnafın beklentisini ve şehrin geleceğe dönük hedeflerini anlatıyor.
Doğru planlama, şeffaf yönetim, güçlü tanıtım ve yerel halkın katılımıyla MotoFest, Afyonkarahisar’ı dünyada motor sporlarıyla anılan önemli merkezlerden biri hâline getirebilir.
Çünkü MotoFest, yalnızca birkaç günlük bir eğlence değildir.
MotoFest, Afyonkarahisar’ın dünyaya açılan kapısı, Türkiye’nin spor turizmindeki güçlü vitrini ve geleceğe bırakılabilecek önemli bir şehir markasıdır.
Yorumlar