WhatsApp

Bağımlılık: Sahte Özgürlük

Yayınlanma Tarihi :
author

Şükrü KABUKÇU Manisa İl Müftüsü

 Hayatın Gayesi: Kulluk

Her insanın hayatını devam ettirmek için bir uğraşı alanı vardır. Bir Müslüman için temel konulardan birisi de başkasına yük olmamaktır. Anadolu’da güzel bir söz vardır: el emeği ve alın teri. Kul, günün tamamında Rabbine karşı sorumludur. Bu sebeple gücü yetiyorsa ibadetlerinin yanında günlük hayatında da kendi ihtiyacını görmeye gayret gösterir. Hicret gibi zor zamanlarda bile muhacir sahabeler Medine’de bir başkasına yük olmamaya çalışmıştır. Bunun en güzel örneklerinden birisi de Abdurrahman b. Avf’tır. Hz. Peygamber onunla Ensar’dan Sa‘d b. Rebî‘ arasında kardeşlik bağı (muâhât) kurdu. Evinin yarısını kendisine vereceğini söylemesi üzerine Abdurrahman b. Avf şöyle dedi: “ Bana pazarın yolunu göster

Kulluk anlayışımız hayatın bütününü kapsar. Yani kulluk, sadece namaz veya oruçla sınırlı değildir. Günledik hayatında da kişi zamanını iyi değerlendirmek zorundadır. Ömür çizgisinde ibadetleri olduğu gibi bir insan olarak hem kendisi için hem de başta ailesi olmak üzere diğer insanlar olan sorumlulukları da yer alacaktır. Ve hayatını bu bilinçle yaşamak zorundadır. Peygamber Efendimiz (s.a) şöyle buyurmuştur:

لاَ تَزُولُ قَدَمَا عَبْدٍ [يَوْمَ الْقِيَامَةِ] حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ عُمْرِهِ فِيمَا أَفْنَاهُ وَعَنْ عِلْمِهِ فِيمَا فَعَلَ وَعَنْ مَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ وَفِيمَا أَنْفَقَهُ وَعَنْ جِسْمِهِ فِيمَا أَبْلاَهُ.

“(Kıyamet gününde) hiçbir kul, ömrünü nasıl ve nerede tükettiği, ilmi ile ne yaptığı, malını nereden kazanıp nerede harcadığı ve bedenini ne uğruna yıprattığı sorulmadıkça bir yere kıpırdayamayacaktır.”(Tirmizî, Sıfatü"l-kıyâme, 1)

Başta kendisi olmak üzere bakmakla yükümlü olduğu kişilere karşı sorumluluğu vardır. Yine etrafında bulunan insanlara karşı da sorumlulukları vardır. Ve en önemlisi Müslüman kişinin boş vakti yoktur. İçinde yaşadığı her anı iyi ve faydalı işler yapmak için değerlendirir. Çünkü rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ

O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul.” (İnşirâh,94/7)

 

Yine Rabbimiz yaratılış gayemizi açık bir şekilde haber vermektedir:

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zâriyât,51/56 )

 

Kulluğu Engelleyen Hususlar: Bazılarını şöyle ifade edebiliriz;

  • İmanına Zarar Verecek Söz ve Davranışlar: İman, bir insanın yeryüzünde en kıymetli varlığıdır. Her Müslüman imanına zarar verecek söz ve davranışlardan uzak durur. Kişiyi günahlara götürecek hataların başında imandaki zaafiyet gelir.
  • İbadetleri Terk Etmek: ibadetler Allah’ın bize ikramıdır. Rabbimizin bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. Bizim O’na kulluk yapmaya ihtiyacımız var. İbadetler, bizi temizler ve temiz tutar. İbadetler bizi kötülüklerden korur. Namaz ibadeti ile ilgili rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِؕ

Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. (Ankebût,29/45 )

Yine oruç, zekât ve hac ibadetleri de kişiyi hem günahlardan korur, hem de temizler. Biz, ibadetlerden elde ettiğimiz güzellikleri hayatımıza aktarırız. Dolayısıyla bağımlılık gibi bir hastalığa gidecek yollar kendiliğinden kapanmış olur.

  • Günah Mekânlarında Bulunmak: öncelikle her günah kişinin kendisine ve günahı işleyenin şahsında etrafına kötülüktür. Hiçbir günahı hiçbir sebeple meşru göremeyiz. Müslüman yaşadığı yere hayat verir. Günah işlememeye gayret gösterir ve günah işlenen mekânlardan da uzak durur. Hayatını devam ettirdiği mahalleyi / beldeyi temiz tutmaya çalışır. Konu sadece maddi kirlilik değildir. Yani günahların işlenmemesi için de çaba gösterir. Peygamber Efendimiz (s.a) başka ümmetlere verilmeyen ve kendi ümmetine verilen hasletlerden haber verirken şöyle buyurmuştur:

وَجُعِلَتْ لِىَ الأَرْضُ مَسْجِدًا وَطَهُورًا

Yeryüzü bana mescit ve temiz kılındı” (Buhârî, Salât, 56.) biz bu ifadelerden anlıyoruz ki, esasında temel görevlerimizden birisi de yanı başımızdan başlayarak dünyada kötülüklerin azalması için gayret göstermeliyiz.

Yine hepimizin gayet iyi bildiği gibi bir başka mübarek sözünde şöyle buyurdular:

مَنْ رَأَى مُنْكَرًا فَاسْتَطَاعَ أَنْ يُغَيِّرَهُ بِيَدِهِ فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ، وَذَلِكَ أَضْعَفُ الْإِيمَانِ.

“Bir kötülük gören kişi, eli ile değiştirmeye gücü yetiyorsa onu eli ile değiştirsin. Buna gücü yetmez ise dili ile değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbi ile (o kötülüğe) tavır koysun, (onu hoş görmesin). Ve bu da imanın asgarî gereğidir.”

(Ebû Dâvûd, Salât, 239-242)

Kişinin bedeni, elbisesi ve kullandığı eşyalar temiz olmalıdır. İş hayatı gereği elbisesinde olabilecek sıkıntılar için ilmihal kitaplarımızda gerekli kolaylıklar gösterilmiştir.

  • Yanlış İnsanlarla Beraber Olmak:  Arkadaş seçimi her anlamda önemlidir. Her insan için başta aile yakınları olmak üzere kendi yaş grubundan arkadaşları vardır. İnsan, aile yakınları ve arkadaşlarından etkilenir. Arkadaş seçiminde hepimiz dikkatli olmalıyız. Çocuklarımızı da bu konuda takip etmeliyiz. Peygamber Efendimiz (s.a) ‘in şu uyarısı çok önemlidir.

“الرَّجُلُ عَلَى دِينِ خَلِيلِهِ فَلْيَنْظُرْ أَحَدُكُمْ مَنْ يُخَالِلُ.”

Kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin.”(Ebû Dâvûd, Edeb, 16; Tirmizî, Zühd, 45)

 

Bağımlılık ve Çeşitleri

Bağımlılık, bir maddenin veya davranışın, kişide ruhsal, fiziksel veya sosyal sorunlara yol açmasına rağmen kontrolsüzce kullanılmaya devam edilmesi, bırakma isteğine rağmen bırakılamaması durumudur.

Bağımlılık, esasında her konuda olabilir. Bunu olumlu veya olumsuz olarak iki başlıkta ele alabiliriz. Örneğin kitap okuma alışkanlığı ve bağımlılığı güzeldir. Ama daha çok insanı ve toplumu olumsuz etkileyen hususlar çok önemlidir. Temel başlıkları şöyle ifade edebiliriz ;

  • Alkol bağımlılığı,
  • Kumar bağımlılığı,
  • Madde bağımlılığı,
  • Tütün bağımlılığı,
  • İnternet bağımlılığı,
  • Alış-veriş bağımlılığı,

Bağımlılıktan Kurtulmak İçin Neler Yapalım?

  • Âmentü Esaslarını İyi Bilmek: Kişi inandığı değerler üzerine yaşar. Bu sebeple iman ettim demenin sorumluluğunu iyi bilmeliyiz. Bir kişi Allah’a inandım diyorsa O’nun gönderdiği kitap ve peygambere de inanmış demektir. Bizim kitabımız Kur'an-ı Kerimdir. Biz hayatımızın her alanında kitabımıza ve peygamberimize göre yaşamaya çalışırız. İbadetleri, iyi ve kötüyü bize öğreten iki temel kaynağımız vardır: Kur'an-ı Kerim ve sünnet.
  • İbadetleri İhmal Etmemek: İbadetler bizi kötülüklerden koruyan büyük nimetlerdir. Her bir ibadetin kişi ve topluma birçok faydaları vardır. İbadetler bizi hem temizler hem de temiz tutar. Bizi  zihnen ve bedenen teyakkuz halinde tutar.
  • Arkadaşlıklara Dikkat Etmek: Her insanın aile yakınları veya okul dönemi gibi imkânlarla arkadaşları olur. Özellikle kendi yaş grubu ile insani ilişkileri yürütür. Bu son derece normaldir. Ama arkadaş seçimi aynı zamanda bizim hayata dair seçimlerimizi de gösterir. Atalarımızın da ifade ettiği gibi “ söyle bana arkadaşını, söyleyeyim senin kim olduğunu “ demişler. Biz meşru zeminde etrafımızdaki insanlarla asgari ilişkilerimizi sürdürürüz. Ama bir arkadaşımızla zaman geçireceğimiz zaman onun bize yapacağı teklifler helal-haram dairesi açısından önemlidir. Yani Rabbimizin rızasına uymuyor ise, o kişi bizim için iyi bir arkadaş değildir.
  • Aile Kurumuna Sahip Çıkmak: Evlilik kurumu eş seçimi ile başlar. Yine çocuklar ile birlikte devam eder. Aile sıcaklığı birçok problemi önleyen mekandır. Anne-baba ve çocuklar aynı sofrada buluşmanın güzelliğini başka bir yerde bulamazlar. Evimiz bizi sadece sıcak ve soğuktan korumaz. Bize gelebilecek başka kötülüklerden de korur. Huzurlu bir aile berekettir. Peygamber Efendimiz (s.a) şöyle buyurmuştur:

مِنْ سَعَادَةِ ابْنِ آدَمَ ثَلَاثَةٌ وَمِنْ شِقْوَةِ ابْنِ آدَمَ ثَلَاثَةٌ: مِنْ سَعَادَةِ ابْنِ آدَمَ الْمَرْأَةُ الصَّالِحَةُ وَالْمَسْكَنُ الصَّالِحُ وَالْمَرْكَبُ الصَّالِحُ وَمِنْ شِقْوَةِ ابْنِ آدَمَ الْمَرْأَةُ السُّوءُ وَالْمَسْكَنُ السُّوءُ وَالْمَرْكَبُ السُّوءُ.

“Üç şey insanoğlunun mutluluğundan, üç şey de insanoğlunun bedbahtlığındandır. İnsanoğlunun mutluluğundan olan şeyler; iyi bir eş, oturmaya müsait bir ev ve uygun bir binektir. İnsanoğlunun bedbahtlığından olan şeyler ise, kötü bir eş, kötü bir ev ve kötü bir binektir.”(İbn Hanbel, I, 169)

Aile kurumu esasında fertler için bir sığınaktır. Ama ailede her fert kendi konumuna uygun davranmalı, sorumluluklarını yerine getirmeli ve ailesini korumalıdır. Eğitim önce ailede başlar. Anne-baba her çocuğun ilk öğretmenidir. Günümüzde özellikle çocuklarımız için iyi niyetle “ ne isterlerse yapalım, üzülmesinler “ gibi bir anlayışa sahip olabiliyoruz. Bu doğru değildir. Çocuklarımıza yerine göre “ hayır “ demesini de bilmeliyiz.

Aile konusunda önemli hususlardan birisi de çocuklarımızla kaliteli zaman geçirmektir. Yani çocuklara sadece talimat vererek değil, yaşlarına uygun davranarak bazen oyunlarına ortak olmak, bazen de sordukları sorulara cevap vermek şeklinde olabilir. Okulda yaşadıklarından konuşmak, arkadaşları ile yaşadıkları olayları veya problemleri konuşmak gibi konular olabilir.

  • Günahlardan Uzak Durmak: Günahlar çekicidir. Günümüzde günahlara ulaşmak daha kolay hale geldi. Özellikle sanal dünya bu konuda oldukça aleyhimize çalışıyor. Günahlar arasında seçim olmaz. Günahın büyüğü ve küçüğü de olmaz. Yani biz her türlü günahtan kendimizi korumaya çalışırız.
  • Plan Yapmak: Vakit, mü’mine emanet edilen en büyük değerlerdendir. Müslüman kişi vaktini değerlendirirken temel sorumluluklarını önceler. Bu sebeple hayatında temel sorumluluklar olan farzları asla ihmal edemez. İbadetlerin bize öğrettiği temel konulardan birisi de zamanı iyi kullanmaktır. En temel anlayışla dört başlıkta zamanını değerlendirir:
  1. Farzları ihmal edemeyiz, her namaz kendi vaktinde kılınır. Yılda bir ay oruç ramazan ayında yerine getirilir.
  2. Kişi, kendi nafakası başta olmak üzere bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nafakası için helalinden çalışmalıdır.
  3. Anne-baba hayatta ise başta onlar olmak üzere sıla-ı rahim gibi temel sorumlulukları ihmal edemeyiz.
  4. Kişi, kalan zamanını da helal-haram dengesi üzerinde değerlendirir.
  • Sağlığına Dikkat Etmek: Sağlığımız bize emanettir. Kişi yeme-içmesinden uyumasına varıncaya kadar dikkat etmelidir. Bizi olumsuz davranışlara götürecek olan konulardan bir tanesi de sağlığımız konusundaki sıkıntılardır.

Sonuç;

 Ömür bize emanettir. Bize verilen zamanı en iyi şekilde değerlendirmek görevimizdir. Sağlığımıza zarar verecek, zamanımızı boşa harcayacak ve bizi maddi-manevi zarara sokacak konulardan uzak durmalıyız. En başta Müslüman olarak helal ve haram gibi temel sorumluluklarımızı göz ardı edemeyiz. Geçici veya anlık hazlar, adı üstünde geçicidir. Geçici olan bir hayat için kalıcı olan ahiret hayatımızı tehlikeye atamayız.

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar