WhatsApp
Advert
Advert

BORSA YATIRIMCILARI NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Yayınlanma Tarihi :
author

Selami TÜTÜNCÜOĞLU

Finansal her işlem veya yatırım için mutlaka gerekli verileri araştırmak, öğrenmek ve onları doğru analiz etmek gerekir. Etrafınızda veya sosyal medyada elinde veri olmadan veya gerekli veriye dayanmayan analiz yapanlar, kişileri yanıltmaya çalışanlardır. Bunların hedef kitleleri iktisadi okuryazarlığı düşük insanlardır. Hatta bu tür çalışmaları bazen güvenilir ekonomistlerden bile duyabilirsiniz, bunun nedeni ise; ya belli sektör veya firmalar lehine spekülasyon veya manipülasyona başvurmaları, yada kendilerine ait şahsi görüşü, ilim diye pazarlama teşebbüsleridir. Bu nedenle sizlere ilk önerim; verilere dayanmayan hiç bir finansal analize, kim hazırlamışsa hazırlasın itibar etmemenizdir.

İster ülkemiz içinde Borsa İstanbul’da, isterse yurt dışında küresel borsalarda yatırım yapacak dostlara kısaca önerilerimi sıralayayım.

Borsada halka açılmış her kurumsal firma düzenli olarak üç tablo yayınlar, bunlar; Bilanço, Gelir Tablosu ve Nakit Akışı Tablosudur. Bunları internet ortamında firmanın kendi websitesinden kolaylıkla bulabilirsiniz. Eğer yatırım yaptığınız/yapacağınız firma bunları şeffaf biçimde paylaşmamışsa, hemen o firmadan uzaklaşmanızı öneririm.

Bilanço şirketin sahip olduğu varlıkları ve borçlarını; Gelir Tablosu ise kar ve zararın kaynağının detaylarını gösterir. Nakit Akımı veya Nakit Akışı Tablosu ise, şirketin son 3 aylık dönemini bir önceki döneme göre neden daha fazla veya daha az nakitle kapattığını gösterir. Şirketlerin hem Gelir Tablosu, hem de Nakit Akışı Tablosu hazırlamasının nedeni, nakit ile kar’ın birbirine denk olmaması ihtimalidir. Örneğin şirkette kar artıyorken, nakit akışı düşüşte olabilir.

Borsa ile ilgilenen herkesin, biraz çaba sarf ettiğinde Bilanço ve Gelir Tablosunu kolaylıkla anlayabileceğini değerlendiriyorum. Yine de zorluk çekenler olabilir, bunun için internette değeri yüksek çalışmalara göz atmanızı öneririm. Ben size bunun ötesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir hususa değineceğim.

Genellikle analistler ilk önce şirketlerin kar’lılığı ile ilgilenirler. Ancak bir şirketin karlılığını, yegane finansal sağlık göstergesi olarak almak doğru değildir. Çünkü kar, bankada yatan para demek değildir. Kar ve zarar hesaplanırken, şirketin ürün veya hizmetinin satışının gerçekleşmesi esas alınır. Ama satış sonrası paranın, firma hesabına geçmesi veya kasasına girmesi burada önem teşkil etmez. Satış; nakit, kredi kartı, çek, senet gibi farklı yöntemlerle gerçekleşmiş olabilir. Nitekim nakit dışındaki ödeme yöntemlerinde, alacağın tahsil edilmesi için belirli bir vadenin geçmesi gerekir. Ki bazen çek ve senetler karşılıksız bile çıkabilir.

Öte yandan kar ve zarardaki maliyet ve giderler resmin bütünü değildir. Örneğin şirket envanteri için yatırılan para, satışı gerçekleşene kadar Kar Zarar Tablosuna yansımaz. Ayrıca maliyeti olmayan, ancak Kar-Zarar Tablosuna yansıyan giderlerde olabilir. Örneğin amortismanlar (yıpranma payı), para çıkışına neden olmaz, ancak Kar-Zarar Tablosunda bulunur ve şirket kar’ından düşülür.

Kar-Zarar Tablosundan takip edilemeyecek giderler de mevcuttur. Muhasebe sistemine göre varlıklar, borçlar ve sermaye kalemleri Bilançoya yansır. Ancak bunlar yine de firmanın para harcamasına neden olacak kalemlerdir.

Özetle bir firmanın kar’lılığını takip etmek tek başına yeterli değildir, yatırımcı olarak sizlere Nakit Akışına da bakmanızı da öneririm. Eğer siz sadece karlılığa odaklı düşünürseniz, şirketin ciddi bir nakit akışı krizine girmesini gözden kaçırabilirsiniz. Şirketler nakit akışını kontrol edemedikleri takdirde ödemelerini gerçekleştiremedikleri gibi iflasa bile sürüklenebilecek bir sürecin kapısını açabilirler.

Sonuç olarak borsada yatırım yapmak kolay bir işlem değildir, hangi firmanın hisse senedine yatırım yapılacağını belirlemeniz için, internette dolaşan veya bazı uygulamalarda olan basit hisse senedi grafiklerini veya teknik analiz şeklinde hazırlanmış çalışmalara itibar etmeniz yetmez. Aksine yukarıda sıraladığım finansal tabloları, 3’er aylık dönemler dahilinde incelemeniz ve kararınız öncesi analiz etmeniz gerekir. Ayrıca küresel ve sektörel gelişmeleri, yayımlanan makro verileri takip ve inceleyerek değerlendirebilirsiniz. Yani birikiminizin kıymetini biliyorsanız; başkalarına itibar etmek yerine, biraz zaman ayırıp bu konulara kafa yorup “yatırım riskinizi minimize, kazancınızı maksimize” etmeniz gerekmektedir, bunun için ekonomist olmanıza gerek yoktur, ama bu birazcık çaba ister. Bunu yapmaz iseniz, ülkemizde yaşandığı gibi elinizde ve avucunuzdakini yüksek enflasyona (daha doğrusu başkalarına) kaptırabilirsiniz.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar