Bu ülkede siyaset, uzun süredir laf cambazlarının, koltuk tutkunlarının elinde oyuncak oldu.
Seçim öncesi mangalda kül bırakmayanlar, seçildikten sonra bir sessizliğe bürünüyorlar.
Vaat çok, icraat yok.
Söz bol, sorumluluk sıfır.
Koltuğa oturana kadar herkes halk adamı.
O koltuğa bir oturdular mı, halkla aralarına duvar örüyorlar.
Telefonlar açılmaz, randevular iptal edilir, sokak unutulur.
Sanki o koltuğa çiviyle çakılmışlar.
Öyle bir bağımlılık ki; koltuktan kalkmak, makamdan düşmekten daha zor geliyor
Açık konuşalım:
Bu millet sizi konuşasınız diye değil, çalışasınız diye seçti.
Siyaset; ego tatmin etme yeri değildir. rakip tasfiye etme alanı değildir, fitne üretme atölyesi hiç değildir.
Kiminiz belediye başkanı,
kiminiz milletvekili,
kiminiz meclis üyesi,
kiminiz il ya da ilçe başkanı…
Unutmayın:
O koltuklar sizin tapulu malınız değil, Milletin emanetidir.Emanete ihanet edenin bahanesi olmaz.
Mustafa Kemal Atatürk“Türk; öğün, çalış, güven.”sözünü boşuna söylememiştir
Bu söz;“konuş, oyalayarak zaman kazan” demek değildir.
Bu söz; Türklüğünle iftihar edeceksin, kendine güveneceksin ve gece gündüz çalışacaksın demektir.
Ama siz ne yapıyorsunuz?
Birbirinizin kuyusunu kazıyorsunuz.
Parti içi hesaplarla milletin sorunlarını boğuyorsunuz.
Dedikoduyla siyaset yaptığınızı sanıyorsunuz.
Ayıbı örtmek yerine, ayıbı büyütüyorsunuz.
Eğer gerçekten liyakatliyseniz;
bunu sahada çalışarak göstereceksiniz.
Bunu kulislerde değil, vatandaşın kapısını çalarak. Derdini dinleyeceksiniz.
Masa başında siyaset olmaz. Halktan kopuk siyaset, çürümüş siyasettir.
Sahaya inmeyen, terlemeyen, risk almayan
bu millete hiçbir şey veremez.
Siyasetin artık çehresi değişti.Milletin Nutuklara karnı tok.
Çenesi kuvvetli olanı değil,
eli iş tutanı görmek istiyor.
Koltuk geçicidir.
Unvan geçicidir.
Ama bu milletin hafızası acıdır, keskindir ve unutmaz.
Her şeyden önce siyaseti ne için yaptığınızı iyi idrak etmeniz gerekir.
Ertuğrul Kalafat
Yorumlar