Çocuklarımız Bize Emanettir
Çocuk dünyanın süsüdür(Kehf,18/46). Her aile çocuk sahibi olmak ister. Ama çocuk sahibi olmak aynı zamanda bir imtihan vesilesidir. Bazen çocuk sahibi olamayız, bazen çocuğumuz bizden önce vefat eder. Bazen de çocuklarımızdan dolayı zorluk çekeriz. Yani çocuğun olmaması, olması ve bizden önce vefatı her üç halde hep imtihandır.
Her Nimet Emanettir
İnsanoğluna sayısız nimet verilmiştir. İnsan yaratılıştan zayıftır. Bir başkasının yardımına ihtiyacı vardır. Verilen nimetlerin çokluğunu Rabbimiz şöyle haber veriyor:
وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاؕ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَحٖيمٌ
“Allah’ın nimetini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Allah gerçekten bağışlayıcıdır, merhametlidir. “ (Nahl, 16/18)
وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُؕ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاؕ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌࣖ
“ O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!” (İbrahim, 14/34)
İnsan dünyaya geldiğinde belli bir yaşa gelinceye kadar anne-babasının veya diğer insanların ilgi ve yardımına ihtiyacı vardır.
Mal ve Evlat İmtihandır
اِنَّـمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌؕ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظٖيمٌ
“Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır; büyük mükâfat ise Allah’ın katındadır. (Teğabün, 64/15)
وَاعْلَمُٓوا اَنَّـمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظٖيمٌࣖ
Mal ve çocuklarınızın sizin için birer imtihan olduğunu ve büyük mükâfatın Allah katında bulunduğunu bilin. (Enfal, 8/28)
Çocuk Sevgisi Fıtridir
İnsan sahip olduğu şeyi sever. Emek verdiği şeyleri de sever. Bir çocuğun yetişmesi ve büyümesi de başta anne-baba olmak üzere yakınlarını mutlu eder. Bizim dünyalık herhangi bir şeye sevgimiz de olduğu gibi çocuk sevgimizde de ölçümüz vardır.
Çocuklarımıza / Emanetlere Karşı Sorumluluklar
Her evli kadın ve erkek çocuk sahibi olmak ister. Neslin devamı fitri olan bir duygudur. Biz çocuk sahibi olacağımızı anladığımız andan itibaren maddi hazırlıklar yaparız. Bu son derece normal ve güzeldir. Ama aynı zamanda çocuğumuzun manevi dünyası için de hazırlık yapmalıyız. Hz. Meryem’in annesi hamile kaldığında şöyle dua etmişti:
اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّٖى نَذَرْتُ لَكَ مَا فٖى بَطْنٖى مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّٖىۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُ
“Bir zamanlar İmrân’ın karısı şöyle demişti: “Rabbim! Karnımdakini kayıtsız şartsız sana adadım, benden kabul buyur; kuşkusuz sensin her şeyi işiten, her şeyi bilen.” (Âl-i İmran,3/35) . Ayetten anlıyoruz ki çocuk sahibi olacağını anlayan herkes doğacak çocuğu için bazı tedbirler almalıdır. Yine çocuk dünyaya geldikten sonra da sıralı olarak her anne-baba temel görevlerini ihmal etmemelidir. Bizde çocuklara karşı sorumluluklarımız belli bir yaş ile sınırlı değildir. Yaşına ve imkâna göre rehberlik etmeye, yanlışları var ise usulünce söylemeye devam ederiz. Emanetimiz olan çocuklarımıza karşı sorumluluklarımızın bazılarını şu şekilde ifade edebiliriz. Şöyle ki;
1.Güzel Bir İsim Koymak.
İsim koymak bir toplum için önemli bir değerdir. Peygamber Efendimiz (s.a) ‘in öğretmesinden biliyoruz ki anlamı kötü olan isimleri koymak doğru değildir.
Efendimiz (s.a) şöyle buyuruyor:
“إِنَّكُمْ تُدْعَوْنَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِأَسْمَائِكُمْ وَأَسْمَاءِ آبَائِكُمْ فَأَحْسِنُوا أَسْمَاءَكُمْ.”
“Muhakkak ki siz kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. O hâlde (çocuklarınıza) güzel isimler koyun.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 61)
2.Sünnette Öğretildiği Üzere Sağ Kulağına Ezan ve Sol Kulağına da Kamet Okumak.
Müslüman kimliğini muhafaza etmek için çalışmak bir görevdir. Biz diğer insanlarla ilişkilerimizde Müslüman kimliğimizi belli ederiz. Mesela selam bunlardan birisidir.
Ubeydullah b. Ebû Râfi’, babasının şöyle dediğini naklediyor: “Fâtıma onu dünyaya getirdiğinde, Ali’nin oğlu Hasan’ın kulağına Resûlullah’ın (sav) namaz ezanı gibi ezan okuduğunu gördüm.” (Tirmizî, Edâhî, 16)
3.Çocuklar Arasında Adaleti Gözetmek.
Nu"mân b. Beşîr anlatıyor: “Babam servetinin bir kısmını bana bağışladı. Bunun üzerine annem Amra bnt. Revâha, "Allah Resûlü (sav) şahit olmadıkça ben (bu işe) razı değilim." dedi. Babam, bana yaptığı bağışa şahit olmasını istemek üzere Hz. Peygamber’in (sav) yanına gitti. Resûlullah (sav) ona, "Bunu bütün çocuklarına yaptın mı?" diye sordu. Babam, "Hayır." diye cevapladı. Bunun üzerine Resûlullah, "Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli olun!" buyurdu. Babam da geri döndü ve bağışından vazgeçti.”(Müslim, Hibe, 13)
4.Çocuklara İmani Değerleri Öğretmek.
En temel bilgi öncelikle imandır. İnandığımız değerler hayatımızı doğrudan etkileyen temel hususlardır. Günümüzde internet ve sosyal medya imkânları sebebiyle çok sayıda bilgi akışı oluyor.
وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِهٖ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِؕ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظٖيمٌ
“ Lokmân oğluna öğüt verirken ona şöyle dedi: “Sevgili oğlum! Allah’a ortak koşma; çünkü O’na ortak koşmak kesinlikle çok büyük bir haksızlıktır.” (Lokman,31/13)
5.Namaz ve Diğer İbadetleri Öğretmek.
İbadetleri öğretmek anne-babanın görevleri arasındadır. Şüphesiz bunun en güzel yolu da örnek olmaktan geçer. Yerinde ve zamanında öğretmek, örneklik etmek ve gerekli ortamı hazırlamak önemlidir.
يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَ ؕاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚ
“Yavrucuğum, namazını özenle kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.” (Lokman,31/17 )
6.Çevresine duyarlı olmak: Emr-i bil ma’ruf nehy-i anil münker.
İyilikler için uğraşmak, kötülükler karşısında duyarlı olmak her Müslümanın temel imani görevlerindendir. Okuduğumuz ayet aynı zamanda bunu bize öğretmektedir. İyiliklerin önünü açmak her şeye rağmen iyi şeyler olması için uğraşmak zor bir görevdir. Aynı zamanda kötülüklere set çekmek de kolay bir davranış değildir.
عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ:…سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) يَقُولُ: “مَنْ رَأَى مُنْكَرًا فَاسْتَطَاعَ أَنْ يُغَيِّرَهُ بِيَدِهِ فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ، وَذَلِكَ أَضْعَفُ الْإِيمَانِ.”
Ebû Saîd el-Hudrî’nin işittiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir kötülük gören kişi, eli ile değiştirmeye gücü yetiyorsa onu eli ile değiştirsin. Buna gücü yetmez ise dili ile değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbi ile (o kötülüğe) tavır koysun, (onu hoş görmesin). Ve bu da imanın asgarî gereğidir.” (Ebû Dâvûd, Salât, 239-242)
7.İlahi Murakabenin Varlığını Öğretmek:
İnsan başıboş yaratılmamıştır. Yaptıklarımızdan ve söylediklerimizden sorumluyuz. Bizim yaptığımız her ne ise tamamını Rabbimiz biliyor. Günümüzde çocuklar özellikle gençler sosyal medyayı çok aktif kullanıyorlar. Yapılan paylaşımlar, birisi hakkında doğru olmayan bilgiyi paylaşmak… vd hepsi sorumluluk getirir.
يَا بُنَيَّ اِنَّـهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ فٖي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُ ؕ اِنَّ اللّٰهَ لَطٖيفٌ خَبٖيرٌ
“ Lokmân, “Sevgili oğlum” (dedi), “Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır. Kuşkusuz Allah her şeyi bütün gizlilikleriyle bilir, O her şeyden haberdardır.” (Lokman,31/16 )
8.Adab-ı Muaşeret:
Adab-ı muaşeret konusu gündelik hayatımızı doğrudan ilgilendiren bir başlıktır.
Yorumlar