Atatürkçülük, iktidarlarla iyi geçinme sanatı değildir.
Atatürkçülük, koltukla barışık, düzenle uyumlu, suskunluğu erdem sayanların sığınağı hiç değildir.
Atatürkçülük; gerektiğinde yalnız kalmayı, gerektiğinde bedel ödemeyi göze alabilenlerin yoludur.siz bu bedellerin hangisini ödediniz Sayın Veli Cengiz..
Bugün Afyonkarahisar’da, Atatürkçü Düşünce derneğinin yıllardır aynı isimle, aynı anlayışla, aynı konforlu suskunlukla yönetiliyor olması tesadüfmüdür Sizce..
Bu, “ne şiş yansın ne kebap” siyasetinin sivil toplumdaki tezahürüdür.
Yetmiş yaşını aşmış, fiziksel olarak dahi yorulmuş ama koltuğu bırakmaya niyeti olmayan bir başkan profili…
Sorun yaş değil; sorun zihniyet.
Çünkü Atatürkçülük yaşla değil, yürekle taşınır.
Garip olan şudur:
Yıllar geçtikçe Sayın Veli Cengiz in. Atatürkçülükten uzaklaşıp “ılımlı”, “zararsız”, “herkesle iyi geçinen” bir çizgiye evrildiğini görüyoruz. Yeni dostluklar kuruluyor, yeni çevreler ediniliyor. Ama ne hikmetse, samimi Atatürkçüler, milliyetçiler, dik duran insanlar bu fotoğrafın içinde yok.
Üyelik meselesi ise ibretliktir.Dernek büyümesin, denetlenmesin, kimse söz söylemesin diye kapılar fiilen kapalıdır. Geçen yıl üye olmak için gidip formları dolduranların ne arandığı ne sorulduğu bir düzende, mesele Atatürkçülük değil, koltuk muhafazasıdır.
Bu anlayış, müesses nizamla barışıktır. Siyasi iktidarla barışıktır. Güç odaklarıyla barışıktır.
Barışık olmadığı tek kesim ise gerçekten Atatürkçü olanlardır.
Yüz yüze gelince zoraki bir selam verilir; ama o selamın samimiyetsizliği, damarlarında hangi kanın dolaştığını ele verir.
Atatürk’ün devrimci ruhu değil, statükonun konforlu sessizliği akmaktadır o damarlarda.
Yirmi yıldır Afyonkarahisar’da Atatürkçü Düşünce Derneği, “sen-ben-bizim oğlan” düzeniyle bu noktaya getirilmiştir. Bugün gelinen yer, Atatürkçülüğün tabelada kaldığı; içinin ise boşaltıldığı bir yerdir.
Yarın vakti geldiğinde, cenaze büyük ihtimalle yine o tabelanın önünden kalkacaktır. Ardından saf tutanların çoğu da dün susanlar, bugün alkışlayanlar olacaktır. “Merhumu nasıl bilirdiniz?” sorusuna verilen cevaplar ise hazırdır:
“İyi bilirdik, melek gibi adamdı…”
Adı veli olabilir ama velilik, koltuk bekçiliği değildir.
Soyadı Cengiz olabilir ama Cengiz Han’la ilgisi cesarette değil, yalnızca tabeladadır.
Unutulmasın:
Düzenin adamından Atatürkçü olmaz.
Ertuğrul Kalafat
Yorumlar