Ramazan Sözlüğü : “ Sadaka-ı Fıtır “
18 Ramazan 1447 / 8 Mart 2026
Ramazan ayının sonunda gücü yeten müslümanın ödemekle yükümlü olduğu sadakanın adı: sadaka-ı fıtırdır.
Sözlükte “yaratmak, icat etmek; kesmek, yarmak, ikiye ayırmak” mânalarına gelen fatr kökünden türeyen fıtr kelimesi oruca son vermeyi, orucu açmayı (iftar) ifade eder. Bundan dolayı ramazan bayramına îdü’l-fıtr denildiği gibi ramazan ayını yaşamanın, onun mükâfat ve bereketinden faydalanmanın bir şükran belirtisi olarak verilen sadakaya da sadakatü’l-fıtr (sadaka-i fıtr) veya zekâtü’l-fıtr denilir. Bu tamlama kısaltılmış olarak fıtra ve Türkçe’de fitre şeklinde kullanılmaktadır.
Bütün ibadetlerde olduğu gibi fitrede de ferdî-içtimaî, maddî-mânevî hikmetler vardır. Bu konuda İbn Abbas şöyle der: “Resûlullah fitreyi, oruç tutanı anlamsız ve çirkin davranışlardan temizlesin, fakirlere de yiyecek bir lokma olsun diye farz kılmıştır” (Müsned, V, 432).
Bazı âlimler, bu sözdeki mânanın ilhamıyla fitreyi namazın eksiklerini telâfi eden sehiv secdesine benzetmişlerdir. Öte yandan mahiyetinde sevinç ve neşe bulunan bayramı toplumdaki her ferdin ortak şekilde yaşayabilmesi için muhtaç kimselerin kısmen de olsa ihtiyaçları giderilerek sosyal dayanışmanın güzel bir örneği verilmiş olur.
Bu dayanışmayı âzami seviyeye çıkarmak ve daha çok insana yardım etme zevkini verebilmek için fitre miktarı asgari ölçüde tutulmuş ve ödeme kolaylıkları sağlanmıştır.
Sadaka-ı fıtır, zekat verecek ölçüde zengin olan, ancak üzerinden bir kameri yıl geçmeyen kişinin sorumluluğudur.
Zekat almaya uygun olan kişilere sadaka-ı fıtır da verilir. Zekat verilmesi uygun olmayan usul ve furu’ diye isimlendirdiğimiz anne-baba, dede-nine, evlatlar ve torunlara da sadaka-ı fıtır verilemez.
Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız Din İşleri Yüksek Kurulu 2026 yılı için asgari olarak 240 TL ilan etti. Bu taban ölçüdür. Yani bir kişi bundan daha aşağı veremez. Yine bir sadaka-ı fıtır ikiye bölünemez. Yani iki kişiye verilemez. Esasında herkes kendi durumu bilir. Bu sebeple bu mali görevi yerine getirirken Maide Suresi 89. ayeti de dikkate alarak hareket etmeliyiz. Her birimiz yılın günlük harcamamızı esas alarak vermeliyiz. Bir yılın ortalaması esas alındığında muhtemeldir ki birçoğumuz bu belirtilen rakamın üzerinde vermemiz gerekecektir. Aynı zamanda ne kadar fazla verirsek bizim lehimize olan bir davranış olacağını da unutmayalım.
Bayram namazından önce eda edilmesi gerekiyor. Bu zaman dilimi çok önemlidir. Yani bayrama girerken toplumda herkes en azından o gün bayramı yakından idrak etmelidir. İsminden hareketle bizi fıtratımıza döndüren bir görevdir. Hem ölçüleri esas almak, ama yanı zamanda kendimiz için istediğimizi başkası için de istemek gibi temel imani referansları da esas almamız gerekir.
Sadaka-ı fıtır, bir manada fıtratı temizleyen bir davranıştır. Özellikle bayram günlerinde aç açıkta kimsenin kalmaması için, kaynaşma ve dayanışma adına önemli bir ibadettir.
Genel manada Sadaka ötekini düşünmektir. Dolayısıyla sadaka, kulun Allah’a olan sadakatini gösteren bir davranıştır.
İhtiyaç sahibi olan “ ötekinden “ kişinin kendisini sorumlu tutması yaratıcıya olan bağlılığını gösterir.
Kul, etrafından mesuldür. Ama öncelikle insanlardan ve tabii ki diğer varlıklardan.
Sadaka anlayışı Müslümanın sorumluluğunun zekat ile sınırlı olmadığını gösteren temel bir davranış ve elbette ki ibadettir.
Zekât hesabından başka, kendi malından isteyerek verdiği mali bir ibadettir.
Geniş Anlamda Sadaka
Sadaka anlam itibarıyla çok geniş bir kavramdır. Bir hocamızın ifadesiyle “ sadaka, kulun Allah’a gösterdiği sadakattır.” Bu sebeple sadaka kavramının alanı çok geniştir. Şimdi Hz. Peygamberin dilinde "sadaka" olarak adlandırılan davranışları hadis kaynaklarımızdan sıralayacağımız hadislerle bunu ortaya koymaya çalışalım:
• Güzel Söz sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, II, 312)
• Yumuşak söz sadakadır. (Buharî, Edep, 34)
• Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır. (Tirmizî, IV, 339)
• Allah’ın kullarına selâm vermen sadakadır. (Buharî, Sulh, 11)
• insanlara yol göstermen sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, II, 154)
• Yolunu kaybedene yol göstermeniz sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, II, 42)
• Yolda insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırıp atman sadakadır. (Buharî, Mezalim, 34)
• Bir kimsenin bineğine binmesi için yardımcı olman sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, II, 350)
• Bir kimsenin yükünü yüklemesi için yardımcı olman sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, II, 316)
• Dolmuş kovanı kardeşinin boş kovasına boşaltman sadakadır. (Tirmizî, Birr, 36)
• Zayıf bir kimseye gücünle yardımcı olman sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, V, 154)
• Sanat ehline yardımcı olmanız sadakadır, (el- Heysemî, Hilye, VII, 109)
• iki kişinin arasını bulman, iki kişinin arasında adaletle hükmetmen sadakadır. (Buharî, Sulh, 11)
• Konuşma özürlü (ersem) bir insanın kendisini ifade etmesine yardımcı olman sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, V, 154)
• Hastaları ziyaret etmeniz sadakadır. (el-Heysemî, Hilye, VII, 109)
• Toprağa diktiğiniz her bitki, her ağaç sizin için sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, VI, 362)
• insanın veya hayvanların ondan yedikleri sizin İçin sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, VI, 362)
• İnsanlarla iyi geçinmek sadakadır. (Ibn Ebi’d- Dünya, Mudarât, s. 24)
• Çocuklarınıza yedirdiğiniz sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, IV, 121)
• Eşinize yedirdiğiniz sadakadır, (ibn Hanbel, Müsned, IV, 121)
• Yanınızda çalışanlara yedirdiğiniz sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, IV, 121)
• Kişinin kendi ailesi için nafaka temin etmesi sadakadır. (Buharî, İman, 41)
• En üstün sadaka kişinin ilim öğrenmesi ve öğrendiği ilmi Müslüman kardeşinde öğretmesidir. (Ibn Mace, I, 89)
• Cenazelere katılmanız sadakadır. (el-Heysemî, Hilye, VII, 109)
• Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker sadakadır. (Ebu Davud, Tatavvu, 12)
• Namaza attığınız her adım sadakadır. (Buharî, Cihad, 62)
• Allah’a hamdetmeniz sadakadır. (Müslim, Musa- firin, 84)
• Allah’ı tesbih edişiniz sadakadır. (Ebu Davud, Tatavvu, 12)
• Allah’ı tekbir edişiniz sadakadır. (Ibn Hanbel, Müsned, V, 167)
• Şerden uzak olmanız sadakadır. (Ibn Ebi’d-Dünya, Kitabu’s-Samt, 1 79)
• Maruf olan her şey sadakadır, (ibn Ebi’d-Dünya, Kitabu’l-Havaric, s. 21)
Bütün bu hadislerden hareketle Hz. Peygamberin dilinden sadakayı şu şekilde anlamak mümkündür. Sadaka, kişinin Rabbine, kendine ve bütün insanlara karşı sadakatini gösteren her davranıştır. Yani sıdk üzere olan sadıkların davranışıdır sadaka.
Yorumlar