WhatsApp
Advert
Advert

Ramazan Sözlüğü “ Teravih “

Yayınlanma Tarihi :
author

Şükrü KABUKÇU Manisa İl Müftüsü

Ramazan Sözlüğü “ Teravih

4 Ramazan 1447 / 22 Şubat 2026

 

    Ramazan mektebinin programında teravih vardır. Teravih, programın içerisine bizzat Hz. Peygamber'in koyduğu, şekillenmesinde Hz. Ömer'in rolünün olduğu güzel bir ibadettir.

    Sözlükte “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvîh ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan namazı ifade eder. Hadislerde “kıyâmü şehri ramazân” (ramazan ayının namazı) veya “ihyâü leyâlî ramazân” (ramazan gecelerinin ihyası) diye anılan bu namaza dört rek‘atta bir dinlenme amacıyla biraz oturulduğundan (tervîha) teravih denmiştir. Zaman içinde, her bir tervîhayı oturup dinlenmek yerine zikir ve salavat gibi nâfile ibadetlerle değerlendirme veya ara vermeden namaza devam etme şeklinde uygulamalar ortaya çıkmıştır. Hanefîler her bir tervîhada oturup dinlenmeyi teravihin ruhuna daha uygun bulurlar. Türkiye’de bu namaz aralarında Hz. Peygamber’e salavat getirilmekte veya ilâhi okunmaktadır.

     Resûl-i Ekrem bizzat teravih namazını kıldığı gibi, “ Ramazan ayını inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır ”hadisiyle (Buhârî,“Ṣalâtü’t-terâvîḥ”,1; Müslim,“Ṣalâtü’l-müsâfirîn”, 173, 174) bilhassa gece ibadetlerinin ve teravih namazının kastedildiği yorumu yapılmıştır. Bu tür hadislerden hareketle İslâm âlimleri, teravih namazının erkek ve kadın her müslüman için sünnet olduğu konusunda görüş birliğine varmıştır. Hanefîler, Şâfiîler, Hanbelîler ve bazı Mâlikîler’e göre bu namaz müekked sünnettir. Orucun değil ramazan ayının sünneti olduğundan oruç tutamayanlar da bu namazı kılar. Bazı Hanefî âlimleri, Resûl-i Ekrem’in ümmetine farz kılınmasından çekinerek teravih namazını bazı geceler eda ettiği, sahâbenin ise devamlı kıldığı gerekçesiyle bunun sahâbenin sünneti olduğunu söylemişse de tercih edilen görüş Resûlullah’ın sünneti olduğu yönündedir (Kâsânî, I, 288; Tahtâvî, s. 335). Fıkıh kitaplarında teravihin kadınlar için de sünnet olduğuna vurgu yapılması bu namazı erkeklere mahsus kabul eden bazı fırkalara reddiye amacı taşımaktadır. Ca‘ferî mezhebinde teravih namazı yerine bu ay boyunca toplam bin rek‘attan fazla nâfile namaz kılınması müstehaptır; mezhep kaynaklarında hangi gecelerde kaç rek‘at namaz kılınacağına dair bilgi verilmektedir (Ebû Ca‘fer et-Tûsî, I, 133-134). Zeydiyye’de ise teravih namazını tek başına kılmak müstehap, cemaatle kılmak bid‘at sayılır (Ahmed b. Kāsım, I, 158).

     Teravih namazını başlangıçta cemaate bizzat kıldıran Hz. Peygamber ümmetinin yükünü arttırabileceği düşüncesiyle bu uygulamadan vazgeçmiştir. Onun bu namazı iki veya üç gün mescidde kıldırdığı, cemaatin gittikçe çoğaldığını görünce mescide çıkmadığı ve bunu Allah’ın farz kılabileceği endişesiyle yaptığını söylediği rivayet edilir (Buhârî, “Teheccüd”, 5, “Ṣalâtü’t-terâvîḥ”, 1; Müslim, “Ṣalâtü’l-müsâfirîn”, 177, 178). Ramazan ayının son on günü içinde meydana gelen bu olayın tarihi hakkında farklı fikirler ileri sürülmüştür. Teravihin oruçla birlikte hicretin 2. yılında teşrî‘ kılınmış olabileceği yönünde bir görüş bulunmakla birlikte, Resûlullah’ın ikinci defa teravih namazını kıldırdığına dair bir rivayetin nakledilmemesi ve kendisine bu namazla ilgili yeni soruların sorulmamasından hareketle teravihin risâletin son yılında teşrî‘ kılındığı görüşü (Kalyûbî,I,248; Cemel,I, 489) daha kuvvetli görünmektedir. Teravihin tek başına kılınmasına Hz. Ebû Bekir döneminde devam edilmiştir. Bu uygulamanın camide meydana getirdiği dağınıklığı, artık farz kılınma ihtimali bulunmadığını ve Resûl-i Ekrem’in konuyla ilgili sözünden çıkan anlamı dikkate alan Hz. Ömer 14(635) yılında Übey b. Kâ‘b’dan cemaate teravih namazı kıldırmasını istemiş ve bu uygulama günümüze kadar sürmüştür.

      Günümüzde teravih namazları vesilesi ile camilerde buluşma daha da ayrı bir güzelliktir. Teravih kılmayan hiç kimse toplumda rahatsız edilmez. Ama teravih kılanların sanki kılmamaları için birileri canhıraş çalıştığını görürüz. Teravih vesilesi ile komşular özellikle kadınlar ve çocuklar camilerde buluşuyor. Tamam, cemaate dâhil olmak ramazan veya teravih ile sınırlı değildir. Ama var olan güzelliklere de lütfen engel olmayalım. Sadece teravih aralarında okunan selâtü ümmiyeler bile çocukların gelişimi için çok önemlidir. Bize ait olan söz ve nağmeler çocuklarımızın kulaklarında olmayınca başkalarına ait nağmeler kendiliğinden yer alıyor. Teravih sünnet olan bir namaz olmakla beraber başka güzellikleri de beraberinde getiriyor.

BİR UYARI: Son yıllarda çocukların da camilere gelmesi bizi çok sevindiriyor. Ama özellikle teravih namazı kılınırken bazı camilerde çocuklar ciddi şekilde gürültü yapıyor. Bazen ibadetin insicamını ciddi şekilde bozuyor. Namazdaki tilavet anlaşılmıyor. Aynı şey değildir ama bir çocuk sinema veya tiyatroya gittiğinde gürültü yapabilir mi? Elbette izin vermezler. Ama burası Müslümanların beraber / cemaat olarak ibadet ettiği mekandır.

Öncelikle anne-babalar evden çıkmadan çocuklarını uyarmalıdır. Cami adabı ve ibadet bilinci konusunda bilgilendirmelidir. Pratik bir çözüm olarak erkek çocukları erkek cemaatimiz, kız çocuklarını da kadın cemaatimiz saf tutarken aralarına almalılar. Bu şekilde hem ibadet alışkanlığı kazanırlar hem de cemaati rahatsız etmemiş olurlar.

 

 

begendim
1
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar