WhatsApp

Srebrenitsa

Yayınlanma Tarihi :
author

Şükrü KABUKÇU Manisa İl Müftüsü

Srebrenitsa

11 Temmuz 1995

Tarih, her toplumun üzerinde bir emanettir.

İster inkâr edin, isterse ret edin fark etmez.

Bir bakıma toplumların geleceğini belirleyen önemli faktörlerden birisi de tarihleridir.

Tarihin zor dönemleri vardır. Bizden önce yaşayan büyüklerimiz de bizim gibi insandı. Doğruları ve yanlışları olacaktır. Biz tarihi toptan ret veya doğru bulmayız. Ama asla inkâr etmeyiz. Zaten inkâr etsek de tarihi artık değiştiremezsiniz.

Tarihi okumak, anlamak ve dersler çıkarmak asıl olandır. Ama bunun için de bir usul gerekir. Yani at gözlüğü olmaması gerekir. Son NATO zirvesinde misafirlere yerli tabanca hediye edilmesini eleştiren ve Belçika gibi ülkelerin yöneticilerinin bu tabancayı gümrükte bıraktığı şeklinde güzellemeler yapanlar, aynı ülkelerini başta Ruanda olmak üzere yüzbinlerce insanın (800.000 olduğu tahmin ediliyor) ölümünden sorumlu olduklarını bilmiyorlar mı?

Balkanlar ve Srebrenitsa

Balkanlar bizim için ayrı bir yere sahiptir. O güzel coğrafyanın adı evlâd-ı fâtihândır. Yakın bir tarihte dünyanın gözü önünde yaşanan başta Srebrenitsa soy kırımı olmak üzere bütün zulümler acısını ve tazeliğini korumaktadır. Özellikle Hollanda’lı askerlerin yaptıklarını genç nesiller iyi okumalılar. Balkanlarda soy kırıma uğrayan insanımızın tek suçu vardı:  Müslüman olmak. Başta katliamı yapan Sırplar olmak üzere onlara silah ile, propaganda ile veya ses çıkarmayarak destek veren her ülke sorumludur.

Bugün İsrail’in yaptığı zulme ses çıkarmayanlar yakın tarihte benzerini yaptılar, seyrettiler ve teşvik ettiler. Haçlı saldırılarının günümüz versiyonu bunlar olsa gerek. Ama şunu unutmayalım ki, hak-bâtıl mücadelesi tarih boyunca var idi ve var olmaya devam edecektir. Biz tarihe intikam duygusu ile değil ders almak ve yeni acılar yaşamamak için bakarız. Bosna’nın büyük devlet adamı Aliya’nın dediği gibi “dün ile yaşamayız ama dünü de unutmayız”. Yine O’nun sözüyle “ soykırım unutulur ise yeni soykırımlar yaşanabilir”.

Sonuç

Yaşanan her bir olayın özellikle acıların sonuçlarını iyi düşünmek gerekir. Tarih tekerrür eder mi? Sorusuna merhum şâir Mehmet Âkif Ersoy şöyle cevap verir:

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

"Tarih"i  "tekerrür"  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

İnsan hakları gibi süslü lafların batının kendisi için ürettiğinin en acı örneklerinden birisi şüphesiz ki Srebrenitsa’dır. Esasında bu iki yüzlülük devam ediyor. Ukrayna’da ölen çocukların sarı saçlı ve mavi gözlü olduğunu söyleyen batı Gazze için bırakın bir kelam söz söylemeyi, basit bir sembole dahi tahammül edemeceyek kadar iki yüzlüdür. Özgürlük şampiyonluğunu(!) başkalarına bırakmayan batı en basit toplantıyı dahi tahammül edemeyecek kadar insani değerlerden uzaklaşmıştır. Elbette oralarda da vicdanlı insanlar var. Ama kurumsal anlamda “kör” olma devam ediyor.

11 Temmuz 1995 günü yaşanan katliam başta olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmet ve Fatihalarla anıyoruz. Başta Gazze olmak üzere bütün mazlum coğrafyalara rabbim kolaylıklar ihsan eylesin. Âlem-i islama feraset versin. Birlik ve dirlik ihsan eylesin.

Büyükler ne güzel söylemiş, “Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh."

 

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar