WhatsApp

START-UP NE DEMEKTİR, NEDEN GELİŞMİŞ ÜLKELER BU İŞİN PEŞİNDEDİR VE BAŞARI İÇİN NELER GEREKİR?

Yayınlanma Tarihi :
author

Selami TÜTÜNCÜOĞLU

Bu makalemde basit anlamı ile inovasyon odaklı girişim olarak bilinen start-up faaliyetlerinde başarı için nelerin gerektiğini, küresel bazda örnekler vererek; risk alma yeteneği, basit düşünme ve kişisel öngörünün yanında toplumun bu yeniliği kabul etme olgusunun ne kadar önemli olduğu konusunu açıklamaya çalışacağım. Çünkü bir çok kişisel gelişim veya psikolojik danışmanlık sitelerinde, başarı için eğitimin ve çok çalışmanın yeterli olacağı gibi hatalı bilgiler verilmektedir. Bu doğru değildir, başarının bir çok kriteri vardır, önemli başarılar kitabi bilgilerin dışında gerçekleşmiştir.

Örneğin iyi bir pazarlamacı olmak için, pazarlamacı eğitimi almanız gerekmez. Mesela perakende kanalını aradan çıkarıp ürettiği bilgisayarları direkt satmak, ünlü bilgisayar firması Dell’in kurucusu Michael Dell’in fikriydi ve kendisi bir pazarlamacı değildi. Tıp okurken bilgisayar işine girmişti. İşletme fakültesinde okusaydı veya sıradan bir pazarlamacıya danışsaydı, büyük ihtimalle, "perakende kanallarının önemi" hakkında uzun bir nutuk dinlerdi!

Paket servisle satışa odaklanmak ve 30 dakikada teslim garantisi vermek, Domino’s’un kurucusu Tom Monaghan’ın fikriydi. O da bir işletmeci değildi, mimarlık okurken pizza işine girdi. Eminim ki sıradan bir işletmeciye danışsaydı, 30 dakikada teslim garantisinin müşteriler tarafından kötüye kullanılabileceğine dair olumsuz fikirleri duyabilirdi!

Sadece haber yayınlayan bir TV kanalı kurmak Ted Turner’ın fikriydi, dünyaca ünlü CNN’i kurdu. Outdoor reklam alanları satan bir medya şirketi vardı, ne TV’den anlardı, nede bir işletmeciydi. Bir işletme doçentine danışsaydı, sanırım haberle ilgilenmeyen tüketicilere de ulaşmanın gerekliliği ve bu nedenle buna gerek olmadığı hakkında bir tavsiye alırdı. Öte yandan sadece işletmeciler değil, gazeteciler bile CNN’i kurduğu yıllarda onunla dalga geçtiler ve “Kim sabahtan akşama kadar haber yayınlayan bir kanal seyreder ki” demişlerdi!

IKEA’nın kurucusu İsveçli Ingvar Kamprad’ın sıradan bir işletme fakültesinde aldığı eğitime dayanarak veya bir pazarlamacıya danışarak bu işe giriştiğini düşünsenize, bu başarı olabilirmiydi. Sanırım bu fikri duyduklarında “Tüketiciye mobilyayı demonte verip kurmasını istemek mi? Oh my god! Müşteriye bunu yapamayız!” diyeceklerinden hiç şüphem yok!

Profesyonel işletmecilerin çoğu, sürekli yenilikten ve yaratıcılıktan bahsederler. Ama yenilikten ve yaratıcılıktan anladıkları, risksiz güvenli bir yenilik ve yaratıcılıktır, yani çok açılmak istemezler. Örneğin kırmızıyı, koyu kırmızı yaparak, çok büyük yenilik yaptıklarını düşünürler. Devrimsel değişikliklere pek sıcak bakmazlar. Çünkü kitabi eğitime tabi tutulduklarından başarı gelmezse, ihale kendilerine kalacak diye korkarlar. Bu yüzden kendilerine hesap sorulduğunda, “rakipler de böyle yapıyor” diyebilecekleri garanti yolları seçerler. Etrafta renksiz, tatsız, tuzsuz bir sürü marka görmemizin en büyük sebeplerinden biri bence budur, ki piyasada en büyük çoğunluğu, başarılı olan markayı taklit edenler oluşturuyor.

Girişimci ruhu olan işinsanları ve başka mesleklerden gelenler, bence kitabi bilgiye sahip profesyonel işletmecilerden daha cesur, çünkü daha basit düşünebiliyor ve insanların muhtemel ihtiyaçlarını daha net görebiliyorlar.

CNN gibi ya da Dell, IKEA, Domino's gibi, bugün bilindik markaların ilk yöneticileri veya yatırım yapanlar, kuruldukları gün büyük risk aldılar, ama devrimci oldukları sonradan anlaşıldı. Bu başarıların sebebi, daha fazla eğitim ve çalışkanlık değildi. Aksine cesaretle risk alabilme ve taşıyabilme, iyi bir öngörüye dayanan planlama yeteneği ile basit düşünerek toplumu doğru anlama kabiliyetidir düşüncesindeyim.

Her start-up'un amacı, belirli bir pazar boşluğuna hitap eden bir ürün/hizmet sunarak hızla büyümektir, fakat her girişimle sonuç alınamayabilir. Dolayısıyla bu başarı örnekleri gibi daha binlerce, hatta milyonlarca inovasyon girişimi başarılı olamamıştır, çünkü insanlar bunları kabul etmemiş, rağbet göstermemiş ve bir köşeye atılmışlardır. Bu konunun da göz ardı edilmemesi gerekir.

Sonuç olarak bir start-up faaliyetine girişmek veya buna yatırım yapıldıktan sonra büyük kazanç temin etmek bir şans değil, toplumu tanımak ve ortaya atılan fikrin tutup tutmayacağı konusundaki öngörünün tutarlı olmasına bağlıdır.

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar