Malumunuz “kurmay” sözcüğü askeri bir kavramdır ve “kurmay subay” ifadesinden kaynaklanmaktadır. Kurmay subay; kendi alanında (askeri bilimler/military science) 2 yılı aşkın bir süre ile multi (çoklu) ve interdisipliner (disiplinler arası) eğitim alarak yüksek lisans yapmış, yani hem kendi alanında hem de disiplinler arası alanda uzmanlaşmış subay anlamına gelir. Dünyadaki hemen her çağdaş Ordu’da buna benzer eğitim uygulamaları söz konusudur. Yani kurmay subaylar Harp Akademilerinde gerginliğin ve/veya savaşın ne zaman, nerede ve hangi şartlarda başlayabileceğini ve bunun için stratejinin nasıl olması gerektiği, operatif ve taktik seviyede ne gibi tedbirler alarak mücadele edilmesi gerektiğini öngören ve barış zamanından itibaren askeri birliklerin hazırlanmasını sağlayan planlama yeteneğine kavuşmak için çoklu ve disiplinler arası askeri eğitimler alırlar, yani büyük resmi okumaya yönelirler. Şirketlerin veya siyasi partilerin kurmayları diye tabir edilen kişiler de bu anlamda yetişmiş kişilerdir.
Multi ve interdisipliner eğitim ve yetenek, çağımızda hemen her alanda, özellikle büyük işletmelerin yönetiminde geçerliliğini her geçen gün artırmaktadır. Örneğin bir girişimciyseniz, ürün geliştirmeniz yetmez. Müşteri içgörüsü, pazar stratejisi, finans ve iş hukuku bilgisi ve doğru ekip uyumu olmadan girişimler başarılı olamaz. Bir fikri hayata geçirmek hemen herkesin başarabileceği bir iştir. Ama onu doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde konumlandırmak ve başarıyı garantilemek ise multi ve interdisipliner yetenek gerektirir.
Hazırlanmış bir çok projede nihai ürün gerçekten çok iyi, ama stratejileri eksik olmaktadır. Gereken tedarikleri nasıl sağlayacaklarını, pazara nasıl gireceklerini, yol boyunca karşılaşacakları riskleri ve önlemlerini, malzemeyi üretecek ekibi kurmayı ve yönetmeyi, yani sonuçta totalde başarılı olmayı planlamamış, yani yolda giderken akaryakıt bittiği yerde kalacak bir çok proje ile karşılaşmak mümkündür. Bu olumsuz örnek bile sadece bir şeyler yapmak ile doğru şeyleri, doğru sırayla yapmak arasındaki farkı anlatır sanırım.
Bir şirkette veya kurumda sadece bir departmanın yöneticisi iseniz; onu yönetmek kolaydır. Ama satışla üretimi, finansla insan kaynağını, vizyonla operasyonu senkronize etmek ve yeterli iktisat, muhasebe ve hukuk bilginiz yoksa hakikaten çok zordur. Birimleri değil sistemi yöneten, geleceği bugünden planlayan yöneticinin multi ve interdisipliner eğitim alması ve bu konuda yetişmiş olması gerekir.
Örneğin bir şirkette Üretim Müdürü maliyet düşüşünü büyük bir başarı olarak sunabilir. Ama pazarlama bölümü, kalite şikayetlerindeki artışı gündeme getiriyor ve finans bölümü de satış karlılığının düştüğünü gösteriyorsa veya hukuk birimi bunun sakıncalarını sıralıyorsa bu bir başarı değil, aksine başarısızlıktır. Her birim işini çok iyi yapıyor olabilir, ama bir kaç departmandan sorumlu ara yönetici ve/veya tepe yöneticisi büyük resimdeki değişimleri göremiyor ise, işi yönetemiyor demektir ve bu da başarısızlığı getirir.
Yani kapsamlı bir işletmede veya kurumda başarının anahtarı, multi ve interdisipliner yetiye kavuşmuş yöneticidir, ki buna bir çok yerde "kurmay bakışı"yla her şeyi görebilmek ve büyük resmi yönetebilmekte denmektedir. Örneğin siyasi bir partide yönetici iseniz; siyasi tarih, uluslararası siyaset, hukuk, ekonomi vs. gibi devlet yönetimi için gerekli tüm yeteneklere sahip olmak zorundasınız. Elbette her alanda eğitim almak mümkün değildir, fakat konusunda uzman bir kişiyi dinlediğinizde, anlatılanları hemen anlayıp, değerlendirip, doğru karar verebilecek seviyede olmak gerekliliği söz konusudur, bunun içinde multi ve interdisipliner eğitim şarttır.
Ne iş yaparsanız yapın, eğer size sunulan resmin arkasını ve büyük resmi görme ihtiyacı duyuyorsanız, multi ve interdisipliner eğitim konusunda kendinizi, ya eğitim alarak, yada otodidaktisizm yöntemi ile eğitmek ve geliştirmek zorundasınız. Sadece kendi alanınızda/disiplininizde iyi olmanız yetmez, diğer disiplinlerle de birlikte (multidisipliner) çalışmayı, o disiplinlerin raporlarını okuyup anlamayı ve büyük resmi yönetmeyi öğrenmelisiniz.
Bu alanda temel işletme eğitimi veren bazı kurumları sıralayacak olursak; İşletme Fakülteleri, Endüstri Mühendisliği ve İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı (MBA, Master of Business Administration; iş insanlarına yönelik olarak geliştirilmiş lisansüstü yeterlilik derecesi) ve İşletme Doktorası sayılabilir. Elbette eğitim kurumlarının kalitesine bağımlı olarak bu okullar hangi branşta uzmanlığınız (hekim, mühendis, subay, hukukçu, ekonomist vs) olursa olsun temel veya uzmanlaşmış işletme eğitimi vererek multi ve interdisipliner çalışmayı öğretir ve büyük resmi görmenizi ve boşlukları kolayca doldurma yeteneğinizi geliştirebilir.
Sonuç olarak eğer ileride iyi bir yönetici olmak istiyorsanız, yada size ait olan meselelere bakış pencerenizi genişleterek, gerek ülke çapında, gerekse küresel çapta gelişen olayları daha iyi anlamak, meselelerin gerisini de görerek çok boyutlu değerlendirebilmek ve büyük resmi görebilmek için; bu konuda başarılı olan kurumlardan multi ve interdisipliner eğitim almak yada kendinizi otodidaktisizm yöntemi ile eğitmek ve geliştirmek zorundasınız.
Yorumlar