WhatsApp
Advert
Advert

VERGİ ADALETSİZLİĞİ SADECE BİZİM ÜLKEMİZE HAS BİR ŞEYMİ?

Yayınlanma Tarihi :
author

Selami TÜTÜNCÜOĞLU

Serbest piyasa ekonomisi ile idare edilen gelişmiş ülkelerde de, vergi adaletsizliğinin ülkemizden pekte farklı olmadığı ve ayrıcalıklı konumdaki varlıklı kesimin servetlerini ciddi seviyede artırırken vergi vermekten kaçındığını, devletlerin ise genel olarak geçimini emeği ile sağlayan vatandaşa yüklendiğini; ancak toplumsal tepkilerin etkisi ile bunun değişimi için çabaların başladığı gözlenmektedir. Nitekim dünyaca ünlü ekonomistler ve Uluslararası Kurumlar Vergisi Reformu Bağımsız Komisyonu Eş Başkanları olan Prof. Joseph Stiglitz ve Prof. Jayati Ghosh’in bu ayın başında “Süper Zenginleri Vergilendirelim” isimli bir çalışma yaptıklarını biliyorum. Bu çalışmada önerilen konularda sonuç alınıp alınamayacağı konusunda fikir yürütmek çok zor, ancak değişim yönünde gelişmeler olduğunu söyleyebilirim.

ABD’li yazar, mucit, filozof, bilim insanı, siyasetçi, diplomat ve döneminin önde gelen entelektüelleri arasında yer alan Amerika Birleşik Devletleri'nin Kurucu Babalarından birisi, Bağımsızlık Bildirgesi'nin hazırlayıcısı ve imzacısı olan Benjamin Franklin’in  “Bu dünyada ölüm ve vergiler dışında hiçbir şey kesin değildir” sözü maliyecilerin hafızalarına kazınmıştır. Multi milyarderler henüz ölümsüzlüğe ulaşmamış olabilirler, ancak yıllardır vergi idarelerinden kaçmada (vergi kaçırma ve vergiden kaçınma) kendilerini hayli geliştirmişlerdir. Sovyet İmparatorluğunun yıkılışı ile birlikte 1990’ların başından itibaren dünyayı hakimiyeti altına alan Globalizm, hayli varlıklı kişiler tarafından istismar edilen vergiden kaçınma olanaklarını geliştirdi, onlara sadece sıcak paraya ihtiyaç duyan diğer ülkelere kaçış imkanı değil, tamamen sentetik off-shore ve tax-haven gibi yeni alanlara servetlerini kaçırarak vergi vermeme yolunu açtı.

İstatistiklere göre örneğin 1960’larda, en zengin 400 ABD’li, gelirlerinin yarısından fazlasını vergi olarak ödüyordu. Bugün, süper zenginler ve onların küresel şirketleri, ABD ve hatta dünya servetinin eski dönemlerden çok daha büyük bir kısmını kontrol ediyorlar. Ancak kişisel gelir vergileri, sermaye kazançları dahil gelirlerinin sadece %8’i civarında, tahmini servetlerinin yaklaşık %0.5’i kadar ABD hükümetine vergi ödüyorlar. Gelinen bu noktada ne üzücü ki ABD tarihinde ilk kez, milyarderlerin fiili vergi oranı, Amerikan işçi sınıfına göre daha düşük hale dönüşmüş durumda!

Bunun nedeni; varlıklı kesimin gücü nedeniyle onlara yönelik vergilerin zaman içinde azaltılması, emeği ile geçinenlere ise artırılmasıdır, yani ülkemizde uygulamaya konan ve konması planlanan vergi düzenlemelerinin bir benzeri dünyada da aynen tekrarlanmıştır. Önceleri, kurumsal kar’lar üzerindeki yüksek vergiler, ABD’li zenginleri etkiliyordu, çünkü bu onların gelirinin ana kaynağıydı. Ayrıca miras bıraktıkları servet, veraset vergisine tabiydi. Her iki vergi de son yıllarda büyük ölçüde azaltıldı. Örneğin 2018’de ABD’deki maksimum kurumlar vergisi oranı %35’ten %21’e düşürüldü. Veraset vergisi ise neredeyse ortadan kaldırıldı ve sonuçta 1970’den bugüne vergi gelirleri inanılmaz azaldı, bu oranın % 75’e kadar düştüğü hesaplanıyor. 

Bu haksızlık gerek toplumsal tepkilere neden oluyor, gerekse ABD hükümetinin bütçesini zorluyor ve bunu değiştirme zamanı gelmiş gibi gözüküyor. Nitekim eski Başkan Biden bu yıl “Milyarderler için Asgari Gelir Vergisi” önerisini getirdi, fakat sonuçlandıramadı. Bu gerçekleşse idi, 100 milyon doların üzerinde servete sahip mükelleflerin, gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş sermaye kazançları dahil olmak üzere, yıllık minimum %25 vergi ödemeleri gerekecekti ve böylece süper zenginlerin paylarına düşen vergileri ödemeleri sağlanacaktı. Buna rağmen bir finans firması yöneticisinin ödeyeceği vergi oranı, benzer gelirdeki bir çalışkan hekimin veya avukatın ödediği vergiden daha düşük olacaktı. Yani haksızlık biraz düzelse de, emeği ile geçinen insanlara yüklenme devam edecekti. Trump ile birlikte bu teklif rafa kaldırıldı.

Malumunuz küreselleşme ile birlikte vergiden kaçmak isteyen servet, bir ülkeden diğerine, hatta daha da kaçınmak için bazıları devlet niteliği bile taşımayan tax haven’lara kolayca kaydırılabiliyor. Bunu önleyebilmek için her ülkenin süper zenginleri üzerinde etkili bir şekilde minimum vergi uygulayabilmesi için uluslararası koordinasyon gerekiyor. Geçen yıl bu konudaki uluslararası çabalar konusunda bir miktar mesafe alınmış, G20 Başkanı olan Brezilya, milyarderler üzerinde koordineli  küresel bir asgari gelir vergisi oluşturulması konusundaki çalışmalarını ilerletmişti. Üzerinde çalışılan tasarı da bireysel gelir vergisine ek olarak, toplam verginin (bireysel vergi+ek vergi) kişinin servetin en az %2’sine ulaşmasını sağlayan bir asgari vergi üzerinde çalışılmıştı. Brezilya’nın bu girişimini, ABD’nin eski Başkanı Biden ve Hazine Bakanı Yellen’ın aşırı zenginleri vergilendirme ve aşırı eşitsizlik seviyelerini azaltma çabaları nedeniyle büyük ölçüde desteklediler. Ancak her ülkenin mükelleflerine ait bilgileri doğru şekilde birbirleriyle paylaşımı ve şeffaflık gerekliliklerine riayet etmesi için küresel işbirliği oluşamadı. Ayrıca varlıkların Nihai Faydalanıcısının (Beneficial Ownership) açıklanması, bu tür vergilerin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için çok önemli. Bu tür önlemler, aşırı zenginlerin paralarını başka yerlerde saklamalarını ve kar’larını kaydırmalarını zorlaştıracaktır. 

Sonuç olarak, ülkeler arasında küresel asgari standartlar belirleyerek milyarderlerin yüksek kazançlarından alınacak vergi paylarını ödemelerini sağlamak, vergi adaletini bir nebze düzeltirken, ABD ve diğer ülkelerin dünyamızı tehdit eden iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlar ile başa çıkma ve yoksullukla mücadele gibi ihtiyaçlar için milyarlarca dolar toplamasını da sağlayacaktır. Öte yandan inşallah ABD’de ve gelişmiş diğer ülkelerdeki vergi adaletsizliğini azaltmaya yönelik yaklaşım ülkemize de sirayet eder. Fakat bunun için toplumsal demokratik tepkiler gerekiyor, maalesef bu konuda az gelişmişlik sarmalında boğuşan ülkemizde sonuç almanın şu an için mümkün olmadığını gözlemliyor, Ekonomi Yönetiminin tepkisizlikten faydalanarak çok rahat hareket ettiğini ve sadece egemen güçleri dikkate aldığını görerek ülkem için üzülüyor, umudu iktisadi okuryazarlık seviyesinin artırılmasında görüyorum!

begendim
1
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar