WhatsApp
Advert
Advert

YATIRIM NEYE YAPILMALI, BİRİKİMLER NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Yayınlanma Tarihi :
author

Selami TÜTÜNCÜOĞLU

Yazmaya başlamadan öncelikle şunu belirteyim; makalede yer alan görüşler yatırım tavsiyesi değildir. Sadece kişisel öngörü ve genel değerlendirmelerdir, benim yıllara sarih akademik eğitimim ile değerli metal ve sermaye piyasaları tecrübelerime dayanmaktadır.

Eğer ciddi bir iktisat veya finans eğitimi almadı ve bu alanda saha tecrübeniz yoksa, yani tecrübeli bir finans uzmanı değilseniz, ilk etapta sermaye piyasalarında kişisel yatırımlarla servetinizi kısa sürede yükseltme şansınız %1’den daha düşüktür. Çünkü profesyonellere karşı zaman ve bilgi dezavantajınız vardır, dolayısıyla amatörce yaptığınız kişisel yatırımlarınızla maalesef kaybetmeye mahkumsunuz.

Ancak aşağıda açıklayacağım akılcı ve sabırlı pasif yatırım stratejilerini öğrenip, bunları kullanarak reel servetinizi yıllara sarih sürekli büyütebilirsiniz veya en azından enflasyona karşı kendinizi koruyabilirsiniz.

Her yaş grubunun farklı yatırım stratejileri olmak zorundadır, çünkü insanlar yaş, öğrenim ve çalışma hayatı döngülerinde farklı finansal birikime sahip oldukları gibi, psikolojik risk alma seviyeleri de değişkenlik gösterir. Bu nedenle gençler (20-35 yaş), orta yaş (36-65) ve olgun yaştakiler (65 yaş üstü) için ayrı önerilerim olacak.

Gençler öncelikle şunu akıldan çıkarmamalıdır; gelir yükselmeden servet büyüyemez, asıl mesele gelir üretmektir, buna odaklanmalısınız. Tasarruf etmeden yatırım yapılamaz ve dolayısıyla para da kazanılamaz. Tasarruf etmek için yaşam standardınızı düşürmek yerine, gelirinizi artırmayı denemelisiniz, yani gelir üretmek gerekiyor. “Gelirinizi nasıl artırabilirsiniz?” önce buna gözatalım.

İlk şart; eğitim, sağlık ve mesleğinize yatırım yapmaktır. Çağ rekabet çağıdır, eğer bir üniversite bitirip bir dalda lisans eğitiminiz varsa, sizi mesleğinizde ileri taşıyacak ikinci bir lisans veya yüksek lisans hedeflemelisiniz. Yüksek lisansınız varsa doktora eğitimini planlamalısınız. Eğer yabancı diliniz yoksa, öncelik İngilizce olmak üzere bir yabancı dili ana diliniz seviyesinde geliştirmelisiniz. Eğer bunu başardı iseniz, ikinci bir dil (Örneğin Çince) için çaba sarfetmelisiniz. Eğitime yatırım yapmazsanız bu çağda mesleğinizde yükselmeniz ve iyi yaşam koşullarına ulaşmanız imkansızdır.

Gençlikten başlayarak sağlığınıza çok dikkat etmeli, özellikle şeker, tansiyon, kalp ve kanser gibi hastalıklarının ana kaynağı olan dengesiz beslenme, sigara ve alkol konusunda şimdiden tedbirler almalı, düzenli bir spor alışkanlığı kazanmalı veya günde en az
10 bin adım atacak zamanı kendinize ayırmalısınız. Sağlığınız yoksa harcamalarınız artacak ve gelir ile servetiniz azalacak, daha da önemlisi yaşamınız sıkıntı içinde olacaktır, unutmayın önce sağlık.

Mesleğinizde şu anda sizden beklenenleri karşılamanın ötesinde, hedeflediğiniz yerlere ulaşma şartlarını da çok iyi öğrenmeli ve kendinizi ona uygun kişisel olarak yetiştirmelisiniz. Sırf çok çalışarak sizi takdir edeceklerini düşünmeyiniz, önemli olan verimli çalışmak ve sizden bekleneni verebilmek, işletmenin bir sonraki hedefinin kadrosunda yer alabilmektir.

Ülkemizde maalesef sosyal güvenlik sistemi artık mevcut yükünü kaldıramamaktadır ve bu alanda verilen hizmet standartları düşüktür, yani eğer SGK’ya bağlı kalırsanız, sistem size emekliliğinizde sıkıntılar yaşatacaktır. Bu nedenle çalışma hayatının içinde iken, özel sağlık sigortası ve hayat sigortasına mümkün olan en yüksek standarttan kaydolup prim ödemeye başlamalısınız.

Bu arada Bireysel Emeklilik
Sistemini (BES)’de ihmal etmeyiniz, çünkü emekli olduğunuzda alacağınız emekli aylığı ile geçinemeyeceksiniz. Ayrıca ülkemizdeki kamu eğitim sisteminin olumsuzlukları nedeniyle, çocuklarınızın eğitimi için Eğitim Fonu Sigorta sistemine yatırım yapmaya da başlamalısınız.

Birçok kişinin hatalı biçimde yaşam standardını düşürerek yaptığı gibi, çalışırken veya emekliliğinizde yaşayacağınız eve yatırımı ise daha sonraya bırakmanızı öneririm, çünkü ülkemizde konut fiyatları şu sıralar dünya standartlarının üstündedir, yani iktisadi bir yatırım değildir. Ayrıca konut satın almak çok pahalı bir iştir, evi eğer finansal durumunuz müsait ise ve içinde yaşamak için ailece beğendi iseniz alabilirsiniz, ama 2 sene sonra satmak veya yatırım için ev almanızı şu an için önermem, çünkü ülkemizde kiralamak çok daha iktisadidir.

Konut fiyatları ülkemizde reel olarak (dolar bazında) düşüyor, faizler yüksek olduğu için ucuz morgate kredisi de kalmamıştır, eğer uygun faizle konut kredisi alabiliyorsanız ev alabilirsiniz, ama kiradan çok fazla ev kredisi ödeyecekseniz uzak durmalısınız. 2 sene sonra satarım düşüncesi ile yatırımlık ev alırsanız, bu konjoktörde para kazanamazsınız. Ayrıca şunu da unutmayınız emlak piyasasının bileşenleri ve değişkenleri çok fazla ve zordur, konutunuzu satmaya karar verdiğinizde değerinde paraya çevirmek hem zaman alacaktır, hem de çok zordur, etraftaki eğitimsiz emlakçıların “sizin eviniz çok değerli” gibi yüksek fiyatlara hemen inanmayın, çünkü çoğunlukla şişirilmiş satış fiyatlarını arayan yoktur yada satışlar satıcı beklentilerinin hayli altında gerçekleşmektedir.

Bilinen yatırım araçları ile para kazanmanın maalesef belli bir standardı yoktur, bu kişisel bir iştir, herkesin iktisadi bilgisi ve risk alma kabiliyeti (ticarete yatkınlık gibi) farklıdır. Yaş döngüsüne bağlı olarak riske tahammül derecesi de farklıdır.

Gençler birikimlerinin % 40’ı ile borsadan hisse senedi alabilir, çünkü en iyi yatırım aracı borsadır ve para borsadan kazanılır, ama satmak için biraz beklemek gerekir, her ay yaptığınız tasarrufunuzu ciddi bir çalışma ile belirleyeceğiniz sağlam ve güçlü firmaların uygun hisse senetlerine yatırıp 5-10 sene beklerseniz mutlaka kazanırsınız. Ama sakın şu anda ülkemizde yaşandığı gibi halka arzların çok fazla olması nedeniyle suni olarak yaratılan bir rüzgara kapılıp, çaylak yatırımcılar gibi borsaya girmeyiniz. Borsa deyince aklınıza hemen Borsa İstanbul gelmesin, artık dünya küçük bir köye dönüşmüştür, kazançları hayli yüksek küresel borsalara da yatırım yapabilirsiniz.

Borsamızda şu anda 6 milyonu aşkın yatırımcı var, bunların büyük çoğunluğu çaylak yatırımcıdır ve istatistiklere göre bunların para kazanma oranı en
fazla % 1’dir ve bireysel küçük yatırımcının borsada kayıp oranı ise % 75’dir. Bunun yanında büyükler, yani kurumsal ve profesyonel fon yöneticileri ise en fazla % 10 kayba uğrarlar, hep kazanan onlardır. Al-sat yöntemi ile kısa vadeli para kazanma yetisi Allah
vergisi bir yetenektir, herkes başaramaz, günün nerdeyse 24 saati gerçek veri takibini herkes yapamaz, yapan büyükler
(bankalar, finansal şirketler, büyük firmalar gibi) ve hayli yetkin kişiler ise çok kazanırlar. Diğer taraftan ülkemizin ekonomik sorunları nedeniyle, yabancı ve kurumsal yatırımcıların borsamıza şu anda ilgisi çok fazla değildir, yani kısa vadeli para kazanılması şu an için zordur.

Türkiye’de geçmişte borsadan ve Forex’den bir çok insanın battığını hatırlatırım, bu nedenle bundan zarar gören orta yaşın üstü, bu alanlardan uzak durmaktadırlar. VİOP, Forex ve kripto para yatırımları ciddi uzmanlık gerektirir, herkes para kazanamaz, ayrıca kripto para ve Forex piyasalarında ülkemizde regülasyonlar tam olarak yerleşmediği için hala dolandırıcılıklar ve sahtekarlıklar yaygın olarak devam ediyor, bence eğer teknik detaylar konusunda eksik iseniz bu alanlardan uzak durmanızı öneririm, ancak “ben işi öğrendim ve riski seviyorum” derseniz bu alanlarda gelecekte çok para kazanma şansının olduğu da doğrudur. Ayrıca şunu da unutmayın; piyasa koşullarının üstünde size getiri sağlayacağını vaat eden hiç kimseye itibar etmeyin, çünkü böyle bir durum asla olmaz, sizi kandırmaya yönelik davranışlar sergileniyordur.

Gelelim orta yaş (36-65) grubuna, artık yeteri kadar belli alanlarda tecrübe edindiklerine göre, borsada yatırımdan çekinmeleri azalmış olmalıdır, opsiyonlu yatırım bile yapılabilir. Diğer taraftan servet biriktirmenin en etkin yolu bono ve tahvillerdir. Gelişmiş dünyada elinizdeki USD’a en fazla %3-4 faiz getirisi alabilirsiniz. Türkiye’de ise % 7-8’in üstünde (yani % 3-4 reel faiz) 2-30 yıllık tahvil (Eurobond) satılıyor (faiz oranları bir ara % 12-13’leri bulmuştu), bu çok büyük bir avantajdır, böylelikle birikimlerinizi artırabilirsiniz. Bu tahvilleri vadeli mevduat gibi düşünmeyin, istediğiniz zaman satabilirsiniz. Bu nedenle Eurobond yatırımını mutlaka öğrenin, unutmayın devletler hiç bir zaman batmaz, yani en garantili yatırım devlet bono ve tahvilleridir.

65 yaş üstü riski azaltmalıdır, emekli insanların birikimleri yanlış bir kararla elinden giderse tekrar toparlayamaz, bu nedenle riskli alanlardan (borsa, Forex, kripto para) uzaklaşmasını öneririm, çünkü bu alanlar çok oynaktır, örneğin bir gecede varlığınızın % 50’sini bile kaybedebilir, ertesi gün tam tersini yaşayabilirsiniz, bu nedenle ciddi bir psikolojik dayanıklılık gerektirir. Diğer taraftan uzun vadeli yatırım bu yaş grubuna uygun değildir, 10-30 yıl beklemek anlamsızlaşır. Dolayısıyla portföyünüzde hem güvenli varlıklar olmalı, hem de belli sürelerde ödeme yapan gelir getirici tahviller düşünmelidir. Bu kapsamda kendini ekonomist veya banka yöneticisi olarak addeden bir çok insanın hemen hiç bilmediği Eurobond’u iyi öğrenmenizi öneriyorum. Çünkü Eurobond uzun vadeli olmasına rağmen istenilen zamanda hemen paraya çevrilebilen ve şu sıralar yüksek getirisi olan bir yatırım aracıdır.

Olgun yaş grubu için tahvillerin, portföyünüzde % 50 oranında olması bir hata değildir. Bunların getirileri diğerlerine göre biraz düşüktür ama, 6 ayda bir kupon ödemeleri ile gelir elde edersiniz, garantilidir ve sizi bileşik faiz hesabı ile enflasyona karşı korur.

Eğer borsa konusunda tecrübeniz varsa olgun yaş grubu, portföyünde % 25’ini hissede tutabilir. Şu andaki konjonktürde TL mevduatta olabilir, çünkü TL faizleri hayli yüksek, şu sıralar yüksek kazanç getiren Para Piyasaları Fonlarını da düşünebilirsiniz, fonlarını dikkatli takip etmek kaydıyla BES’de olabilir.

Bu yaş grubu için spekülatif hareket eden Forex, VİOP, kripto para,
altın ve borsa risklidir, sermayesi yüksek yatırımcılar varken bu alanlarda size kar kalmayacaktır, çünkü onlar günde 15 saat kurumsal biçimde çalışan profesyonellerden ve algoritmaları yüksek yapay zeka modellerinden öneri alıyorlar, siz ise sağdan soldan duyduklarınızla veya birilerinin tiyolarına güvenerek hareket ediyorsunuz, bazen tesadüfen para kazanarak işi öğrendiğinizi sanıyorsunuz. Ayrıca onlar sizin gibi kendi alın teri paranızla oynamıyorlar, başkasının parasını kullandıkları için korkmadan risk alıyorlar, siz bunu yapamazsınız.

Bu tür işleri takip için kullanılan teknik analizi akademik yaşamdaki değerli iktisat hocaları gibi ben de bilimsel bulmuyorum, piyasadaki büyükler bunu kullanabiliyor, çünkü makro ve mikro tüm değişkenler ile stratejik olguları profesyonel imkanlarla takip edip grafiklere işleyebiliyorlar, hemen hiç bir şeyi kaçırmıyorlar, ama sizin kullandığınız programlar ve grafikler tüm verileri içermiyor, sizi yanıltabilir. Ayrıca bu program ve grafikleri size satanlar eğer bunlar % 100 doğru olsa, herhalde size satmazlar kendileri para kazanırlardı.

Dünya ve ülkemizdeki makro ve mikro ekonomik verileri takiben yapılan temel analizler en doğrusudur, çünkü piyasalar bu verilerle hareket eder/etmesi gerekir, eğer etmiyorsa (ki bizim ülkemizde daha çok siyasi olgularla hareket eder) bilin ki orada çok spekülasyon, hatta manipülasyon vardır ve spekülatif hareketler çok risklidir, gerçek değil, yanıltıcıdır. Borsa için şirketlerin bilançolarını inceleyerek temel analiz yapabilirsiniz, bunun için bilanço okuma yetinizi geliştirmelisiniz. Borsada
hisse senedinin ucuz olması prim yapacağı anlamına gelmez, onu ateşleyecek bir fitil gerekir, onu önceden görebilir iseniz kazanırsınız.

İnsanlar ne kadar riske boyun eğeceğini bilmiyor, akşam satın alıp sabah kalkınca hisse senedinin fiyatına bakıyorsanız, borsaya yatırım yapmayın, çünkü endeks ve fiyatlar sürekli oynar, sakin kalamıyorsanız borsaya hiç girmeyin, günlük yaşam kalitenizi düşürürsünüz. Eğer 3 ay hiç endeks ve hisseye bakmadan durabiliyorsanız borsaya hazırsınız demektir. Borsada herkes alırken siz uzak durun, herkes satarken siz alın, ancak o zaman çok kazanabilirsiniz, diğer türlü kazandığınızı zanneder ama oyalanırsınız. Herkesin tavsiye ettiği hisse senetlerinden de uzak durun, o zaten yükselmiştir, yüksekten alarak kazanamazsınız.
Borsada tiyoyu ancak sosyal çevreniz size sağlar ve büyük ihtimalle sizin sosyal çevreniz sınırlıdır, eğer CEO’lar, iş adamları, CFO’larla ilişkiniz varsa amenna, onlar da ancak kendi şirketlerini iyi bilebilir, yoksa sizi birileri yönlendiriyordur, çünkü siz
tiyoyu sağdan soldan alıyorsunuz.

Yatırımda alternatif maliyet çok önemlidir, diğer yatırım araçlarından daha fazla kazanmayan yatırım aracının yukarı yönlü hareketini (zararı kurtarmak) beklemek için ısrar etmemelisiniz. Unutmayın hangi para ile olursa olsun (TL, USD) enflasyonu yenmeyen yatırım aracı zarar demektir, ivedilikle harekete geçmelisiniz, yoksa paranız erir. Hesap kitabınızı mutlaka dünya rezerv parası USD ile yapın ve USD’nin enflasyon oranlarını da getiri hesabınıza eklemeyi unutmayın, bunlar için internette hesaplama motorları vardır.

Her yaş grubu için mutlaka uygulanması gereken bir diğer önemli strateji, riskinizi dağıtın, paçal (sepet) yapın, sepette fiziksel altın olabilir ve dövizde olabilir, onlar kendi havasında giderler, biri düşerken diğeri yükselir, kaybetmezsiniz ve riskinizi düşürürler, sabit getirili araçlar (mevduat, tahvil, bono, Eurobond) da mutlaka olsun. 25 yaşında iken altın önemli değildir, tahvillerle uğraşmayın, ama artık yaş kemale erdi ise, sabit getirili ve garantili yatırımlara yönelin.

Farkında iseniz dünyayı çoklu krizler bekliyor, bu nedenle tahmin performansı artık bozuldu, bazen tüm yatırım araçları düşerken, bazen hepsi birden yükseliyor, bu doğal değildir. Dolayısıyla
birilerinin yönlendirmesine bakarak yatırım yapmaya kalkmayın, doğru ve gerçek verileri takip edin ve doğru insanlardan bilgi alın, ama yine de kendi aklınıza güvenerek, bizzat kendiniz karar verin.

Hukuk bilginiz yetersiz ve bu nedenle Avukata gidiyorsunuz, sağlık probleminiz olduğunda bir hekime gidiyorsunuz, yani internetteki bilgilere güvenmiyorsunuz, finansal konularda da aynı şekilde davranıp, bildiğiniz ve güvendiğiniz uzmanlara danışın, sosyal medyadaki
hemen hiç bir eğitim ve tecrübesi olmayan, tıklandığında para kazanan simsar ve soytarıların önerilerini dikkate almayın. Unutmayın bu alanda hem akademik hem de saha tecrübesi olan yetkin kişileri devletler, işadamları, başarılı şirketler yüksek ücretler vererek istihdam ediyorlar ve bu nedenle de çok para kazanıyorlar.

Diğer taraftan para harcamadan para kazanamazsınız, gerekirse iktisat, finans, uluslararası siyaset, bilgi işlem konularında lisans ve lisans üstü eğitim alın, bu konuda değerli akademisyenlerin yayınlarını okuyun, daha olmadı kısa süreli kurs ve seminerlerle kendinizi geliştirin. Ancak hiç bir akademik eğitim ve saha tecrübesi olmayan, ücretsiz olan, ama onların tavsiyelerine uyduğunuz için size hayli pahalıya patlayan sosyal medyadaki sahtekarlardan tavsiye almayın, onları artık dinlemeyin.

Enflasyon ortamı bu işlerden anlamayanlar için birikimini eritme, diğerleri için ise en iyi para kazanma fırsatlarının olduğu zamandır, yıllarca alın teri harcayarak edindiğiniz birikimleri enflasyonda eritmeyin ve simsarlara kaptırmayın. Diğer taraftan yüksek enflasyon ortamı yatırım araçları getirilerinin çok oynak olduğu bir süreçtir, dolayısıyla bir yatırım aracından bir diğerine geçiş kolay olmalıdır, bunu göz önünde bulundurup belirlediğiniz bir alanda sıkışıp kalmayın, esnek olacak yatırım araçlarını seçin.

Yatırım fonları da her yaş grubu için uygundur, riskinizi azaltırsınız, tek hisse yerine fonları düşünebilirsiniz, hemen her şeyin fonu vardır, uluslararası hisselerin, hazine bonolarının ve Eurobond’un bile fonları var, www.tefas.gov.tr adresinde yatırım fonları ile ilgili her ayrıntıyı inceleyebilirsiniz.

Altın’ı da döviz portföyü gibi düşünün, çünkü fiyatı dünya spot piyasasında dolar bazında belirlenir. Diğer taraftan dünyada orta vadede enflasyonla mücadele bitecektir, ki gelişmiş ülkeler ciddi mesafeyi şimdiden aldılar bile, o dönemde USD bollaşacak ve altın yükselişe geçecektir, ki bugünlerde Trump’ın gümrük vergilerini artırmasıyla rekor seviyelere ulaştı bile, bunu dikkate alabilirsiniz.

Son dönemde Trump’ın teşvikiyle kripto para piyasaları hayli coştu, ama bu piyasa çok oynaktır hatırlatırım. Öte yandan kripto para yatırımı altın’ın yerini tutmaz, denemek için bir miktar portföyünüzde olabilir, ama çok iyi araştırın, yeteri kadar yükselmiş kripto paralara yatırım yapmayın derim, blockchain teknolojisini bilmiyorsanız ve dijital teknolojiden uzaksanız bu alana girip para kaptırmayın.

KKM’nin artık sonuna gelindi, ki KKM sadece sizi döviz bazında koruyor, döviz birikiminizi artırmıyor. Biliyorsunuz KKM’yi kaldırmaya karar verdiler, ancak döviz tevdiat hesapları Merkez Bankası rezervleri içinde değerlendiriliyor, bu nedenle KKM’den tamamen şu an için vazgeçemeyeceklerdir. Özel bankacılık yöntemi ile TL mevduata verilen faizlerde şu anda çok iyidir, faizler % 40-45’in üstündedir, ama ülkemizde enflasyon düşmektedir, faizlerde düşecektir, konu takibinizde olmalıdır.

Özellikle küresel teknoloji şirketleri hisse senetlerinin geçmişteki yıllara sarih getirileri, bizim borsamızın kat ve kat üstündedir, bunlara bankalarınız kanalıyla yatırım yapabilirsiniz, ama 100-200 USD ile girmeyin, çünkü komisyonları yüksektir, aldığınız kar’ı bankaya veya aracı kuruma verirsiniz. Nasdaq ve S&P 500 hisse senetlerini ve fonları iyi inceleyin, S&P 500’den teknolojik şirketleri çıkarırsanız, kar’ı % 1-2 seviyesinde kalır. Dünya artık “small village” oldu, yurt dışında hesap
açtırmayı da düşünün, gelecekte yenilenebilir enerji, elektrikli araç, çip üretimi, yapay zeka ve yazılım şirketlerinin yükselişte olacağı anlaşılıyor, buralara yapılan yatırımlar kazanç sağlayabilir, ancak 10 sene sonrası için değerlemesi yapılmış, yani hisse senetleri uçmuş kağıtlara da aldanmayın.

Dikkatinizi çekerim borsamızda yabancı yatırımcı oranınız geçmişte % 70’lerde idi, şimdi 30’lara düştü, döviz kurları sabit kaldığı için yabancı yatırımcı artık carry trade’e parasını yatırıyor ve kazandıklarını alıp gidiyor ve giderken de aslında TL’yi iyice değersizleştiriyor. Özetle borsamız hala çok ucuz ve gidecek çok fazla yolumuz var.

Ülkemiz önümüzdeki genel seçime girerken seçim ekonomisini tekrar yaşayacağız, faizler düşüp dövize dönüş olabilecektir. Turizmde ülkemiz hala geride, özel otel zincirleri ülkemize el atabilir, takip edilmelidir. Sağlık turizmi de gelişiyor, uluslararası sağlık zincirleri ülkemize gelebilir, eğer böyle gelişmeleri önceden farkederseniz kazanırsınız. Perakende ihracatçı şirketler ile nakit sıkıntısı olmayan finansal gücü yüksek olan şirketlere de yatırım yapılabilir.

Şu anda dolar küresel piyasalarda hayli değerli, endeksi 108-109 seviyesinde, Trump’ın politikaları sonucu ABD’de enflasyon artıp Fed faiz artırımlarına başlayabilir ve dolar % 2-3 daha artabilir, ama yakın vadede düşmez düşüncesindeyim, şu an için Dolar, Euro’dan daha şanslı gözüküyor, ama orta vadede durum değişebilir ve Euro eski paritesini yakalayabilir.

Borsada temettü veren şirketler tercih edilmelidir. Paranızın tamamını borsaya yatırmak kumardır, sakın denemeyin. Borsa yatırımında kağıtlarınıza mutlaka hedefler seçin, yükseliş ve düşüşlerde baremi aştığında hemen satın, zararınızı kurtarmayı veya kar’ınızın daha artmasını beklemeyin, çünkü yanılabilirsiniz. Halka arzlarda hemen almayın, 2. piyasayı bekleyin, çünkü ciddi bir inceleme yapılmadan çok sayıda şirketin borsaya alındığını düşünüyorum. Yapılan bir araştırmaya göre son dönemde halka açılan 102 şirketten 16’sı batmış, 4’ü ise halka arz fiyatının altına düşmüş. Özetle o dönemde halka açılan şirketlerin % 20.4’ü yatırımcıları zarar ettirmiş. Dolayısıyla kısa yoldan kar edeyim diye bu rüzgara kapılıp halka arz edilen şirketleri araştırmadan yatırım yapmayın. Bence 50 milyon USD sermayesinin altında olan şirketler halka arz edilmemeli, şirketlerin bu durumuna bakın ve bu paranın altındakilere yatırım yapmayın derim.

Bireysel küçük yatırımcıya esasen yatırımcı diyemeyiz, yatırımcı eğitimli ve profesyoneldir, önemli bir meslek dalıdır, sizler gibi küçük çaplı birikimleri olanların bu nedenle dikkatli adım atması gerekmektedir.

Merkez Bankasının rezervlerini ve CDS’leri takip edin, NET rezervler artarsa ve eğer varsa döviz portföyünüzü azaltmanızı öneririm.

Petrol fiyatları ABD Başkanı Trump’ın geçen hafta Davos’taki beyanatları nedeniyle ciddi düşüş trendinde, küresel ısınmaya inanmayan Trump, petrol kullanımının artmasını istiyor, bu durum dünyada enflasyonun düşmesine sebep olacaktır ve küresel ekonomi bundan olumlu etkilenecektir.

Gıda fiyatlarının artacağı söylentisi bence spekülasyondur, kıtlık olabilir, ama dünyada stoklar hayli fazladır, kriz yaratacak seviyede bir durumu beklemiyorum.

Unutmayın borsayı döviz ve faiz belirler, bunların hareketlerini iyi takip etmelisiniz. Büyük ve sağlam şirket ve bankalar batmaz, hisse senetleri garantilidir. Mevduat faizlerinin yüksek olmasından işdünyası ve bankacılar şikayet ediyor, ama sorun ticari faizlerin yüksek olmasında, kredi kullanamayan iş dünyası huzursuz, bu nedenle enflasyonda ciddi bir düşüş yaşanmadan faiz indirimlerine başlandı, seçim kararı sonrası da vatandaşa bir takım bonuslar dağıtılacak ve enflasyon tekrar yükselebilecektir düşüncesindeyim.

VİOP’da işlemler daha çok şirketlere yöneliktir, opsiyonlu işlemler risk içerir, kişisel zarar görebilirsiniz, bu işlemleri çok iyi öğrenmeden girmeyin derim.

ABD, rakibi olan Çin ile köprüleri attı, geçen hafta yaşanan DeepSeek olayı bunun bariz göstergesi, ama küresel piyasalar bunu fazla önemsemiyor, yakında şok yaşayabileceklerini düşünüyorum, eğer küresel borsalar zarar görürse bu nedenle altın daha da yükselebilir.

Bu arada Çin ve Doğu Asya iyi gitmiyor, bu düşüş dünyayı olumsuz etkileyecektir, Japonya’nın
son verileri hayli olumsuz, on yıllardan sonra faiz artırımına gittiler, ülkenin esas sorunu nüfusu yaşlanıyor, Avrupa gibi göçmenlerle işini çeviremiyor.

Paranızı kimseye emanet etmeyin, özellikle kripto para, Forex gibi işlerde yatırım yaptığını belirten finansal şirketlerin SPK lisanslı sertifikalarını SPK websitesinden kontrol edin, yoksa uzak durun. Kripto parada soğuk cüzdan ve şifrenizi almadığınız sürece bilinki sizin kripto paranız yoktur, paranızı yatırdığınız kuruluş bu para ile istediğini yapabilir.

Kısa vadeli, yani 6 ay içinde size lazım olacak parayla yatırım yapmayın, mevduatta (repo, overnight vs) tutmanızı öneririm.

Son olarak şunu söyleyeyim, şu anda ülkemizde enflasyonla mücadele dönemi yaşanıyor; zamlar ve vergiler hergün yağmur gibi yağarken çalışanların ücretleri kısılmıştır ve ekonomi soğudu, şirket iflasları başladı ve işsizliğinde artacağını düşünüyorum. Ülkemizde maalesef servet transferi devam etmektedir, dar ve orta gelirli kesim için yoksullaşma ve ciddi bir gelir dağılımı adaletsizliği söz konusudur. Bu dönemde nakit daha değerlidir. Seçim kararına kadar enflasyon düşüşünü sürdürecektir, faizler de peyderpey düşecek, TL mevduatları azalacaktır. Enflasyon olduğu sürece Merkez Bankasının yaşam boyu dövizi bu seviyelerde tutması ve bu yöntemle TL’nin değer kazanması mümkün değildir, bu yolun sonunda dövize kayışın olması da sürpriz olmaz. Ülkemizin ne yapıp edip yapısal reformlara el atması ve enflasyon sorununu gündemden düşürmesi şarttır. Diğer türlü yatırım kararları sürekli değişmeye mahkumdur.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar