WhatsApp

ZENGİN OLMADAN, NEDEN OLMUŞ GİBİ DAVRANILMAKTADIR?

Yayınlanma Tarihi :
author

Selami TÜTÜNCÜOĞLU

Dikkat etti iseniz çevremizdeki birçok birey, şirket ve ülke; sahip olduğundan çok daha fazla varlıklıymış gibi davranıyor. Lüks arabalar, büyük evler, gösterişli tatiller ve sosyal medyada sergilenen refah dolu hayatlar habire lanse ediliyor ve bir algı yaratılıyor. Ancak şöyle bir gerçek varki; tüm bu görüntülerin arkasında borçla finanse edilen bir tüketim ekonomisi yatıyor, yani vahşi kapitalizm olgusu ile toplum yanıltılıp bir kesime servet transferi yapılıyor. Bu duruma ekonomi literatüründe “Zenginlik İllüzyonu” adı veriliyor. Yani kişi ya da kurumlar gerçek zenginlik yerine, borçla veya geçici gelirlerle sürdürülen bir refah algısı içinde yaşatılıyorlar, ama gerçek hiçte öyle değil!

Kredi kartıyla alınan pahalı telefonlar, lüks harcamalar; taksitle gidilen lüks tatiller, taksitle alınan araba ve evler, gösteriş için yapılan harcamalar; sosyal medyada sergilenen lüks yaşam gösterilerinin hemen hepsi sahip olunan varlık ile değil, borçla finanse edilmiş bir tüketimden ibarettir. Tüm bu tüketim örnekleri, esasen zenginlik illüzyonunun bireysel düzeydeki tezahürüdür. Kişi, aslında gelecek gelirini bugünden harcamakta, ama ortaya konan sistemle bir süre iyi yaşayarak, kendini varlıklı hissetmektedir.

Sürekli borçlanarak yapılan yatırımlar, gerçekleşmemiş kazançlar üzerinden yapılan büyüme planları ve finansal tablolarda şişirilmiş varlıklar ise şirketler için birer yanılgıdan ibarettir. Gerçekte ise firmanın nakit akışı sorunludur, ancak dışarıdan “büyüyen ve varsıllaşan şirket” algısı yaratılır. Halbuki bazı firmalar; özkaynakları yerine, sürekli kredi kullanarak yatırım yapmakta ve aşırı borçla büyümektedir. Finansal tablolarda görülen “kar” çoğu zaman nakit akışıyla desteklenmeyen hayali bir kazançtır. Böyle firmalar dışarıdan güçlü görünse de, içeride ciddi bir risk taşır, ama bunu nedense kimse önemsemez, çünkü şirket battığında bedelini bizzat ortakları ödemez!

Ülkemizin şu sıralar takip ettiği iktisadi politikalar gibi aşırı borçlanmayla finanse edilen büyük altyapı projeleri, yapay şekilde enflasyon oranından düşük faizle genişleyen ekonomi, kısa vadeli döviz girişleriyle büyüyen cari açık ise devletler için birer yanılgıdır. Gerçekte ekonominin temelleri hayli zayıftır, ama böylelikle iktidar sahipleri vasıtasıyla halk kendini refah içinde hisseder. Bu durum genellikle bir krizle sonuçlanır, ki buna en iyi örnek olarak 2001 Türkiye krizi, 2008 ABD mortgage krizi verilebilir. Bu tür politikalar uygulayan devletler makroekonomik düzeyde büyük projeler yaparak vatandaşlarına sahte bir refah algısı yaratarak tüketimi körükler. Ancak bu projelerin finansmanı borçla sağlandığı ve üretim-tasarruf dengesi bozulduğu için bu durum sadece geçici bir illüzyondur ve siyasi saiklerle ertelenebildiği kadar ertelense bile iktisadi kriz kaçınılmaz hale gelir ve bedelini sorumlu siyasiler değil vatandaş öder!

Vahşi kapitalizmin dayattığı tüketim kültürü ve reklamlar, sosyal medya ve gösteriş toplumu, finansal okuryazarlık eksikliği, yatırım yerine tüketimin teşvik edilmesi ve siyasilerce yapısal reformlar yerine kısa vadeli politikaların tercih edilmesi, bu illüzyonun oluşmasına zemin sağlar.

Fakat gerçek olmayan refah, tasarrufları ciddi biçimde azaltır. Aşırı borçlanma ekonomiyi kırılgan hale getirdiği gibi kişi, firma ve ülkeleri bağımlı hale getirir. Kriz anlarında ise bu illüzyon bir anda dağılır ve sosyal huzursuzluk ve gelir adaletsizliği artar.

Gerçek zenginlik; ancak üretim, tasarruf ve sürdürülebilir gelir artışıyla mümkündür. Tüketim ve borçla sürdürülen bir yaşam tarzı, sadece zenginlik illüzyonu yaratır ve bunun sonu hiç iyi değildir. Bu yanılsamadan kurtulmak için iktisadi bilinçlenme ve sadeleşme şarttır. Zenginlik illüzyonu, esasen finansal gerçeklerden kopmuş bir algı oyunudur. Ekonomide sürdürülebilir refah; gerçek gelir artışı, üretim gücü ve tasarruf ile olur, borç ve gösterişle değil!

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar